Yazan: savaska Temmuz 10, 2008
Buket Uzuner okumaya başlamak için en ideal kitap. Yaşamı olduğu gibi, sevecenlikle, acılarıyla, yaşanmışlığıyla anlatan bir roman. İçinde kendimizden bir şeyler bulabildiğimiz. Hemen kitapçıya koşup bir “İKİ YEŞİL SUSAMURU ANNELERİ, BABALARI, SEVGİLİLERİ ve DİĞERLERİ” edin, eyy kişioğlu.
“Buket Uzuner’in TÜRKİYE ve AVRUPA’ da okutulduğu okullardaki öğretmenlerin talepleri nedeniyle hazırladığı İKİ YEŞİL SUSAMURU ANNELERİ, BABALARI, SEVGİLİLERİ ve DİĞERLERİ adlı romanı üzerine 6 düşünce durağı
1- İki Yeşil Susamuru… adlı roman, Nilsu adlı genç bir mimar kadının kendi yaşam hikayesini yazılı olarak bir yazara getirip, teslim etmesiyle başlar. Açıkcası roman, kitabın yazarından başka bir (kurgu)yazarın bize olayı anlatmasını haber vererek başlamaktadır. Dualizm ve relativizm açısından bakıldığından yazıldığı 1990 yılının postmodern özelliklerini Yazının devamını oku »
Yazı kategorisi: Kitap | Yorum Yok »
Yazan: savaska Temmuz 10, 2008
İnci Aral’ı hiç okumayanlar veya daha yakından tanımak isteyenler için güzel bir kitap. Yazar’ın doğumundan bugüne yaşamı, eserleri, eserlerini yazma serüveni vb. her şey bu kitapta. Kitap hangi türe girer? “Anlatı” yazıyor, başta. Mülakat denebilir, sorular ve cevaplarla ilerleyen bir kitap. Roman özelliği de gösteriyor bence. Kahraman, yazarın kendisi. Şİmdiye kadar okumakta geç kaldığım yazarlardan. Yeni Yalan Zamanlar - Yeşil, okuyacağım sonraki kitabı ayzarın… İçten, yalın bir anlatım. Türk Edebiyatının son dönem önemli yazarlarından.
“Acısını suskunluğa dönüştüren bir çocuk, kaybettiği annesiyle kâğıt üzerinde yeniden karşılaşıp onun küçük bir ajandaya düştüğü duygu ve hatırlayışların diliyle edebiyatı keşfettiğinde nasıl olup da kendi sesini duymaya başlar? Yazının devamını oku »
Yazı kategorisi: Kitap | Yorum Yok »
Yazan: savaska Haziran 14, 2008
Ben bir insan,
ben bir Türk şairi Nazım Hikmet
ben tepeden tırnağa insan
tepeden tırnağa kavga, hasret ve ümitten ibaret…

Yazının devamını oku »
Yazı kategorisi: Kitap | Yorum Yok »
Yazan: savaska Mayıs 14, 2008


Devlet, Platon’un magnum opus ‘u.
Platon’un sağlıklı ve mutlu bir toplum hayatı için düşündüğü devlet modelini anlatır. Günümüzdeki devlet felsefesi üzerinde temel kaynaklardan biri olması açısından önemlidir. Aynı zamanda mutluluk felsefesi üzerine yazılmış bir Yazının devamını oku »
Yazı kategorisi: Kitap | Yorum Yok »
Yazan: savaska Mayıs 14, 2008
Tarihe bakarken genellikle hangi yanlışlar yapılır?
Türkler isteyerek mi Müslüman oldular?
İslama laikliği kimler getirdi?
Osmanlı’da inançları yüzünden kimler yakıldı?
Osmanlı İmparatorluğu Müslüman olduğu için mi çöktü? Ermeni trajedisi bir soykırım mıdır? Niçin?
Abdülhamit: “Kızıl Sultan” mı, “Ulu Hakan” mı?
Vahdettin “hain” miydi?
Amerika hangi Lozan’ı kabul etmedi?
Atatürk niçin yalnız bir liderdi?
Menderes bir “Demokrasi Şehidi” midir?
Askerler siyasette ne tür tarihi roller oynamıştır?
Atatürkçü aydınlar niçin öldürüldü?
Yazı kategorisi: Kitap | Yorum Yok »
Yazan: savaska Mayıs 2, 2008

“Eğer bir umut varsa, diye yazdı Winston, proleterlerdedir.
Eğer bir umut varsa, proleterlerde olması gerekiyordu, çünkü Partiyi yıkacak güç, ancak Okyanusya nüfusunun yüzde seksen beşini oluşturan, hoşlanmış bu kaynaşan kitlede yaratılabilirdi. Parti içten yıkılamazdı. Düşmanlarının -varsa eğer- bir araya gelmeleri, hatta birbirlerini tanımaları bile olanaksızdı. Eğer efsanevî Kardeşlik varsa -var olabilirdi de- üyelerinin, iki üç kişilikten büyük kümeler halinde toplanmaları düşünülemezdi. Devrim, gözlerde bir bakış, ses vurgusunda bir değişiklik, olsa olsa, fısıldanan bir sözcük demekti. Ama proleterler kendi güçlerinin bilincine varabilirlerse, o zaman gizli bir örgüte bile gerek kalmayacaktı. Yalnızca ayaklanıp sineklerini kovan bir at gibi silkinmeleri yetecekti. Şu an, isteseler Partiyi darmadağın edebilirlerdi. Ergeç bunu yapmak akıllarına gelecekti. Ama yine de…
Bir kez, kalabalık bir caddede yürürken, az ilerideki yan sokaklardan birinden kadın sesine benzer seslerle yüzlerce kişinin bağrıştığını işitti. Öfke ve umutsuzluk taşıyan bir haykırıştı, bir çanın titreşmesi gibi uzayıp giden, derin bir A-a-a-ah inil tisiydi. Yüreği oynamıştı. İşte başladı! diye düşünmüştü. Bir isyan! Proleterler sonunda dizginlerinden boşanıyorlar! Ses, açıkta kurulmuş bir pazaryerinden geliyordu. Oraya vardığında, yüzleri, batmakta olan bir gemide Yazının devamını oku »
Yazı kategorisi: Kitap | Yorum Yok »
Yazan: savaska Mayıs 1, 2008
Tommaso Campanella (1568-1639), düşüncelerini yirmi yedi yıllık hapis hayatıyla ödemiş bir düşünce kahramanıdır. Onun yaşadığı dönem, Avrupa katolik dünyasının parçalanmaya başladığı, modern dünyayı hazırlayan politik, ekonomik ve kültürel olayların oluştuğu günlere rastlar. Daha XIV. ve XV. yüzyıllarda, katolik Kilisesinin katı dogmalarına, büyük ve haksız zenginliğine, derebeylik düzeninin kötülüklerine karşı, çeşitli tarikatların önderliğinde, yer yer baş gösteren ayaklanmalar Avrupa’yı baştan başa saran bir nitelik kazanmıştı. Bir yandan Kilisenin, bir yandan da kral kuvvetlerinin bastırıp ortadan kaldırdığı bu tarikat ayaklanmaları, başka başka yerlerde, başka adlarla yeniden örgütlenip harekete geçiyordu. İşte, Bohemya’da uzun süre etkin olan Picard’lar ya da Adamist’ler! İşte, İtalya, Fransa ve Almanya’da «insanın bu dünyada mutlu olmasını» isteyen Beggard’lar! İşte, İngiltere’deki Wyclif’çiler, orta Avrupa’daki Hus’cular! Bütün bu tarikatlar, dinsel yenilikler yanında, daha haklı bir toplumsal düzen kurma çabası içindeydiler. Hus’cuların bir kolu olan Taborit’ler, dinsel törenlerin bir çoğunu atmakla kalmıyor, din reformunu mal ortaklığına dayanan toplumsal bir devrimle tamamlamak istiyorlardı. Yazının devamını oku »
Yazı kategorisi: Kitap | Yorum Yok »
Yazan: savaska Mayıs 1, 2008

(1561-1626) Kimi felsefe tarihçilerinin “modern felsefe”yi çoğunluk yapıldığı üzere Descartes ’la değil de kendisiyle başlattıkları, bilimsel deneycilik düşüncesinin öncülüğünü yapmış İngiliz fılozof ve denemeci. Locke’ tan Hume’a, John Stuart Mill’den Bertrand Russell ‘a uzanan İngiliz deneyciliğinin kurucusu olarak görülen Francis Bacon geniş bir yelpazeye yayılan kuramsal ve yazınsal yapıtlar üretmiştir.
Aslında Bacon bilimleri yeniden düzenlemek amacıyla Instauratio Magna (Büyük Yenileme) Bacon ‘ın bu tasarısı bilimlerin yeniden bölümlendirilmesini, yeni bir araştırma yöntemini, bilimsel gözlemlerin ve olguların toplanmasını, yeni yöntemin örneklerini ve bu yöntemin uygulamasından doğacak olan yeni felsefenin kendisini açıklamaktan oluşuyordu. Ne var ki Bacon bu dev çalışmanın yalnızca kimi parçalarını tamamlayabilmiştir. (Her ne kadar Bacon bu adı taşıyan bir kitabı 1620 yılında çıkarmışsa da yayımlanan kitap tasarladığı dev yapıtın yalnızca bir taslağı niteliğindeydi.) Bu parçalardan biri olan Bilimlerin Saygınlığı ve Gelişimi (De dignitate et augmentis scientiarum, 1623) adlı çalışma İngilizce yazılmış ilk önemli felsefe yapıtı olan Öğrenmenin İlerleyişi ’ nin (The Advancement of Learning, 1605) gözden geçirilmiş bir uyarlamasıdır. Tamamlanamayan büyük çalışmanın diğer parçalan arasında Aristotelesçiliğin egemenliğinin sona erdirilmesi gerektiğini savunan Yeni Organon (Novum Organum, 1620) ile kayda değer bir ütopya örneği olan Yeni Atlantis (Nova Atlantis, 1627)bulunmaktadır.
Yazının devamını oku »
Yazı kategorisi: Kitap | Yorum Yok »
Yazan: savaska Nisan 27, 2008
Yazı kategorisi: Dergi | Yorum Yok »
Yazan: savaska Nisan 27, 2008
Şiir ve Kent Kültürü dergisi.
“Şiir ve Dilbilim” konulu 9.sayısından sonra Mor Takanın 10. sayısı da ÇIKTI.
“Bu sayının dosya konusunu “Sokaklar özgürlüktür” sloganıyla dünyayı boyamaya çalışan karanlığın çobanlarının serüvenine ayırdık. “
Derginin internet adresi MOR TAKA
Dergi her yerde bulunmuyor, internet sayfasında ulaşılabilecek adresler verilmiş, ama Yaşar Bedri’ye ileti(mail) gönderirseniz, istediğiniz adrese dergi 2-3 gün içinde geliyor… Derginin 8. ve 9. ayısını ben bu yolla edindim.
Şiir ve Postmodernizm dosya konulu 8. sayısı doyurucu bir içeriğe sahip….
Şiir dergilerine sahip çıkmak için, şiiri yalnızlığa itmemek için dergiyi alın…
Yazı kategorisi: Dergi | Yorum Yok »