SAVAŞ

Boş zamanlarınızda kitap okumayın

Şubat, 2009 için Arşiv

Godot’yu Beklerken – Samuel Beckett

Yazan: savaska Şubat 25, 2009

godotyu-beklerkenGodot’yu Beklerken – Samuel Beckett                Kabalcı  yay. 2006, tiyatro, 124 sayfa   Çev.:Uğur Ün – Tarık Günersel

Vladimir:”İnsan hayatta küçük şeyleri ihmal etmemeli.”(s.119)

Pozzo:”Dün kimseyle tanıştığımı hatırlamıyorum.Ama yarın da bugün biriyle tanıştığımı hatırlamayacağım. yani aydınlanma konusunda bana güvenmeyin.”(s.116)

(Bir kır yolu. Bir ağaç. Akşam) Estragon ve Vladamir, “Godot’yu beklerken”.  Godot kimdir, öyle biri var mıdır, neden bekliyorlar onu.  Birçok soru. İki perdeden oluşan tiyatroda II. perde, I. perdenin tekrarı gibidir. Ne anlatıyor bu eser?  Anlatılacak bir olay yok.  V. ve E. beklerken Pozzo ve uşağı Lucky gelirler. Pozzo yemeğini yer, Lucky’i aşağılar. Lucky robotlaşmıştır, yönergelerle hareket eder:”Dur, düşün, dön…”  Lucky düşünme sahnesi(s.55-57); birbiriyle ilgisi olmayan cümleler, noktalamasız, Yazının devamını oku »

Yazı kategorisi: Kitap | Etiketler: , , | 1 Yorum »

Kendine Ait Bir Oda – Virginia Woolf

Yazan: savaska Şubat 24, 2009

kendine-ait-bir-oda-virginia-woolfKendine Ait Bir Oda – Virginia Woolf
Çev.: Suğra Öncü
İletişim yay. 7. baskı-2008, 127 sayfa

Samuel Butler neden “bilge erkekler kadınlar üzerine düşündüklerini hiçbir zaman söylemezler.” der.(s.33)

Virginia Woolf, erkek egemen dünyanın kütüphane rafları arasında kadın yazar ve şairlerin izini sürüyor, kadın yazar-şairin  neden bu kadar az olduğu sorusunu yanıtlıyor. Kadınlar ne zamandan beri erkeklerle aynı haklara sahipler. Yazar, kadınlara maddi özgürlüklerini kazanmalarını söylüyor ve kadınların kendilerine ait bir odalarının olmasının gerekliliği üzerinde duruyor.  George Sand isimli yazar, aslında kadındır. Jane Austen, Emily Bronte vb. ilk ünlü kadın yazarların çalışma olanakları nasıldı?  Kadınlar papazlara 13 çocuk Yazının devamını oku »

Yazı kategorisi: Kitap | Etiketler: , , , , | » yorum bırak;

Sylvia Plath’ın Şairliğinin İntiharı Bağlamında Analizi – Nilgün Marmara

Yazan: savaska Şubat 22, 2009

sylvia-plathin-sairliginin-intihari-baglaminda-analizi

Sylvia Plathın Şairliğinin İntiharı Bağlamında Analizi – Nilgün Marmara 

Everetst yay. 2. baskı, Eylül 2007, 70 sayfa

 (İngilizce olarak yazılan tez, Dost Körpe tarafından 20 yıl sonra Türkçe’ye çevrildi)
Sanat ve Bilim Fakültesi Batı Dilleri ve Edebiyatları Bölümünden Mezun Olmak İçin Gerekli Koşulları Kısmen Karşılamak Amacıyla Teslim Edilmiş Bir Tez
“Umarım böylesine emsalsiz ve belirgin bir konuda, şiirlerini ölüm kavramını derinden algılayarak yazmış ve intiharında da sanatındaki kadar başarılı olmuş bir kadının analizini yapabilme konusunda başarısız olmam.”

Yazının devamını oku »

Yazı kategorisi: Kitap | 1 Yorum »

Sırça Fanus – Sylvia Plath

Yazan: savaska Şubat 21, 2009

sirca-fanus-sylvia-plath

Sırça Fanus – Sylvia Plath

Can Yay. 5. baskı, Mayıs 2008, 250 sayfa

Çev.: Handan Saraç

 

     CESARE PAVASE

Ölmek
Bir sanattır, her şey gibi
Eşsiz bir ustalıkla yapıyorum bu işi
Öyle ustaca ki insana korkunç geliyor.
Öyle ustaca ki insana gerçeklik duygusu veriyor.
Bu konuda iddalıyım sanırım

    Sylvia Plath  (Çeviren : Cevat Çapan)

 

      “Garip, boğucu bir yazdı. Rosenberg’leri elektrikli sandalyede idam ettikleri yaz. Ve ben New York’ta ne aradığımı bilmiyordum.” Roman bu cümlelerle başlıyor. Anlatıcı-kahraman Esther Greenwood, bir üniversite öğrencisidir. Yazının devamını oku »

Yazı kategorisi: Kitap | Etiketler: , | 1 Yorum »

Yalnızlıklar – Hasan Ali Toptaş

Yazan: savaska Şubat 15, 2009

yalnizliklarYalnızlıklar – Hasan Ali Toptaş
T. İş Bankası yay.2003,113 sayfa

Altını çizdiklerim
“Ben yalnızlığı sensizlik sanmıştım her keresinde.”
………..
“anılarımız çoğaldıkça yalnızlığımız büyüyor, derdin.”
………
“İnsana en yakın yalnızlıktır insan”
……….
“ve yalnızlık, yalnız bir çobandır
çobanların bakışında
zamanı güden.”
………………
“ve benim gözlerim gördüklerimden yaratılmıştı
o yıllarda,
ellerim dokunduklarımdan.
Dilimi sormayın,
konuşamadıklarımdandı
ve kanlı bir kitap gibi yatıyordu ağzımda.”

Hasan Ali Toptaş kitaplarını satın almak için tıklayınız. 
……..
“kimi zaman iç kanamalı bir şilep gibi
rakıya demirler yüreklerini.”

Yazının devamını oku »

Yazı kategorisi: Kitap | Etiketler: , , | » yorum bırak;

Bin Hüzünlü Haz – Hasan Ali Toptaş

Yazan: savaska Şubat 9, 2009

bin-huzunlu-haz-hasan-ali-toptas

Bin Hüzünlü Haz – Hasan Ali Toptaş

Doğan Kitap, Ekim 2007

Roman, 6. baskı 128 sayfa

 

“Hayat nedir diye sorarsan, bilmiyorum evlat; sormazsan biliyorum…” Haraptarlı Nafi

“Beni en çok suçtan arınmışlığım tedirgin ediyor.”

Roman bu cümlelerle başlıyor. Alışılmışın dışında bir anlatı. Olay yok; kahraman, anlatıcı ve aranılan kahraman Alaeddin; zaman-mekan belirsiz… Arka arkaya sıralana sıralı, uzun cümleler. Şiirsel bir anlatım. Okurla(siz) konuşan, okunulan metnin bir kurgu olduğunu, ihtimaller içindekinden birini anlattığını belirten(sözgelimi, diyebilirim..) bir anlatı(cı)yla karşı karşıya okur. Olayları alınmış ve sıkıştırılmış  yoğun bir anlatı. Birkaç kez okunarak kurmacanın derinliklerine ulaşılabilecek sanki. Yazının devamını oku »

Yazı kategorisi: Dergi | » yorum bırak;

Dostlukların Son Günü – Selim İleri

Yazan: savaska Şubat 8, 2009

selim-ileri-dostluklarin-son-gunuDostlukların Son Günü – Selim İleri
Doğan Kitap, öykü,  Aralık 2007, 175 sayfa

Arka Kapak

Yıllardır Aranan Bir Selim İleri Klasiği…

“‘Kaç hayatı bir arada yaşıyoruz, her an bir başkası gibiyim.’ cümleleri bütün hikayelerde bir leitmotif olarak belirginleşiyor. Kollara bölünmüş bir aile dağınıklığından gelen Kemal, bu hikayelerde çocukluğunun anılarını ve şimdiki gençlik yaşantılarını anlatıyor.” – Behçet Necatigil-

“Selim İleri Dostlukların Son Günü’nde yalın ve şiirli dili, olayları ve nesneleri en küçük ayrıntılarına kadar saran gözlemleriyle usta bir öykücü olduğunu kanıtlar.” - Tahsin Yücel-

“Selim İleri, yazmak için doğmuş. Bir ırmak gibi coşkun ve çalışkan. Bu kitap onun hikayeciliğinde bir orta nokta: ırmağın kaynakları hakkında değerli bir tutanak, ırmağın nelere varacağı konusunda da usta işi bir müjdeci.” - Hulki Aktunç- Yazının devamını oku »

Yazı kategorisi: Kitap | » yorum bırak;

Asaf Halet Çelebi – Bütün Şiirleri

Yazan: savaska Şubat 7, 2009

asaf-halet-celebi Asaf Halet Çelebi – Bütün Şiirleri
YKY, Ocak 2006, 128 sayfa

“Asaf Halet Çelebi, şiir düğümünü dört ırmakla  -ırmak kelimesini kaynak‘a tercih ediyorum- örmüş: Uzakdoğu gizemciliği, tasavvuf, kutsal kitaplar ve çocukluğundan miras kalan sisli dünyanın kalıntıları……. Sufi edebiyatıyla ilgilenen babası sait Halet Bey’den küçük yaşlarda Fransızca ve Farsça, mevlevi şeyhi Remzi Efendi ve Rauf Yekta Bey’den yıllarca musiki ve nota dersleri alan Cihangir ve Beylerbeyi çocuğu Çelebi………Çeşitli işlere girip çıktıktan sonra, istanbul Üniversitesi kütüphanesinde memur olarak ölünceye kadar çalışmış.”Seyhan Erözçelik

Şairin bütün şiirlerinin yer aldığı kitabın sonunda şiirde geçen bazı sözcüklerin anlamları da verilmiş.  Zor, çaba gerektiren bir şiir Çelebi’nin şiiri; kulağa hoş gelen bir müzik, anlam derinlerde…. Yazının devamını oku »

Yazı kategorisi: Kitap | » yorum bırak;

Kahramanlar Ölü Doğar – Küçük İskender

Yazan: savaska Şubat 6, 2009

kahramanlar-olu-dogar Kahramanlar Ölü Doğar – Küçük İskender

Om yay. 2001, şiir, 104 sayfa

 

Yeryüzündeki acılardan utanıyorduk

Henüz göğe bakmadık!

….

Çocuk olmak, henüz yasaklanmamıştı!

….

Beni bir halk öpüyorsa aşığım

Beni bir devrim kucaklıyorsa sadığım sevdalıya!

Bir savaş diye başladığın bu aşktan

Muzaffer çıktın yalnızlığa.

….

Söyle, ölümden başka güzel çocuk var mı

Hiç dansa kalkar mı hüzün.

….

Suçumuz bir bardak suda okyanus görmek!

Çünkü gül, bir sevgilinin saçlarında koşarken ölür!

Yazının devamını oku »

Yazı kategorisi: 1 | 1 Yorum »

Keşanlı Ali Destanı – Haldun Taner

Yazan: savaska Şubat 6, 2009

kesanli-ali-destani Keşanlı Ali Destanı – Haldun Taner

Bilgi yay. Ekim 2008 13. baskı

Tiyatro,160 sayfa +fotoğraflar

 

Keşanlı Ali Destanı ilk olarak 31 mart 1964′te  Gülriz Suriri, Engin Cezzar topluluğu tarafından sahnelenmiştir.

 

 Ali’nin hapisten çıkacağı haberi sevinçle karşılanır, Sineklidağ’da. Af çıkmıştır. Zilha’nın amcası öldürülmüş ve suç Ali’nin üzerinde kalmıştır. Zilha’nın amcası mahallenin belalılarından biridir. Ali, suçsuzluğunu ispat edemez. Mahallenin en sevilmeyen adamını öldürdü diye herkes tarafından sevilir ve mahallede ünlenir. Hapishaneden çıkınca muhteşem bir karşılama töreni hazırlanır. Ali mahallesine gelir gelmez, mahallenin muhtarlığına adaylığını koyar. Ali, çeşitli hilelerle seçimleri kazanır ve muhtar olur. Yazının devamını oku »

Yazı kategorisi: Kitap | » yorum bırak;