Amat – İhsan OKtay Anar
İletişim yay. İst. 2006, 235 sayfa
“Fırkateynler bu gemi tarafından haftalar önce batırılmıştı. Oysa biz aynı şeyi daha birkaç gün önce yaptık. Yahu aynı olay hiç iki kez vaki olur mu? Batan iki fırkateyn için bizimkine benzer bir kalyon daha gönderilirse hiç şaşmam.” (s. 203)
Amat adlı geminin denize açılması, Venedik gemileriyle savaşı, gemide yaşananlar ile ganimet için yanaşılan bir gemiden bulaşan veba nedeniyle sona eren hayatların romanı. Basitçe konu bu. Ama yazar bizi Amat ile denizde dolaştırırken birçok olayla, ölümle-ölümsüzlükle karşılaşıyoruz. Gemizicilik ve denizcilik terimleriyle örülmüş bir metin. Yazar gerçekliği sağlamak için mi böyle bir yola başvuruyor? Yazar anlattıklarına hep kaynak gösterme eğiliminde. Tezakirü’l Mücrimin adlı eserde anlatılanlar doğruysa…. doğrudur yazarın anlatıkları. Daha birçok eserden bahseder yazar. Ancak bu hikayede bir kahvede anlatılan bir efsane de olabilir.Sonuçta anlatılanlara inanıp inanmamak okuyucuya kalmış.