SAVAŞ

Boş zamanlarınızda kitap okumayın

Ekim, 2011 için Arşiv

Buzlar Çözülmeden – Cevat Fehmi Başkut

Posted by savaska Ekim 29, 2011

Buzlar Çözülmeden – Cevat Fehmi Başkut, İnkılap ve Aka, 1965, 171 sayfa + sahne fotoğrafları, 3 perdelik komedi.

“Buzlar çözülmeden yapılacak çok işimiz var.”

Bir memleketi deliler, akıllılardan daha iyi yönetir. Çünkü deliler düzenbaz değildir. Hacı hoca geçinip mülkiyeti kutsamazlar, halkın rızkına göz koymazlar. Komedinin ana konusu böyle özetlenebilir. Komedi mi sadece, 2011 Türkiyesine bir gönderi, Cevat fehmi’den…

Türk tiyatro tarihinde adı klasikler arasında geçen Buzlar Çözülmeden, 1965 yılında Cevat Fehmi Başkut tarafından kaleme alınmıştır. Eser, bugüne kadar birçok tiyatro topluluğunca sergilendi. Ayrıca, kitap halinde yayımlanan Buzlar Çözülmeden, özgün adıyla ve Deli Deli Küpeli adlarıyla sinema filmi olarak çevrildi.  Ayrıca Buzlar Çözülmeden (1965)

27 Mayıs Darbesi sonrasında, yeni şekillenen ülke yapısı içinde, yolsuzluk, sömürü ve yoksulluğun egemen olduğu ve zor kış koşulları nedeniyle yollarının kapanmasından dolayı dünyadan kopan bir kasabaya yeni bir kaymakam atanmıştır. Gelen kaymakam, farklılığını ortaya koyduğunda, mevcut gidişi değiştirmeye çalıştığı görülür. Kasabadaki ağalara, karaborsacılara, fahişelere, softalara “dur” diyen yeni kaymakam, değişik biridir. Dürüst ve tarafsız yaklaşımıyla sorunların çözülebileceği mesajını veren kaymakam, aslında akıl hastanesinden kaçmış bir “delidir”. Olaylar traji – komik anlatımla gelişir. (alıntı)

Cevat Fehmi Başkut   (d. 1905Edirne, ö. 15 Mart 1971, İstanbul)   Oyun yazarı, gazeteci. Yazının devamını oku »

Yazı kategorisi: film, Kitap, tiyatro, Yazar | » yorum bırak;

Hernani – Victor Hugo

Posted by savaska Ekim 28, 2011

Hernani – Victor Hugo, Mitos-Boyut, 2009,156 sayfa, Türkçesi: Gülay Oktar Ural

“Dinleyin şimdi.
Üç aşık var hikayede:
Bir kral, adamlardanbiri
İdamlık bir haydut ikincisi,
Ve bir dük diğeri.
Fethetmeye çalışmakta her biri
Aynı kadının kalbini.
Peki kim kazanıyor dersiniz sonunda?
Haydut tabii ki.” (s.130)

Don Carlos, kral olur ve vazgeçer Dona Sol’den, Hernani’yi dük yapar, mutluluklar diler Hernani’ye.
Dona Sol’un amcası Don Ruy Gomez, memdun olmaz bu duruma, çünkü o da evlenmek istemektedir öz yeğeniyle.

“Aşk ve para
Hileli zar kullananlarındır daima.”(s.130)

“En çok hatırlayan, kanlı bir yara taşıyandır göğsünde
Zalim unutur ettiği hakareti,
Hakarete uğrayanınsa fırtınalar kopar yüreğinde.”(s.124) Yazının devamını oku »

Yazı kategorisi: Kitap, tiyatro, Yazar | » yorum bırak;

Gözlerim Sığmıyor Yüzüme – Derman İskender Över

Posted by savaska Ekim 16, 2011

 Gözlerim Sığmıyor Yüzüme – Derman İskender Över, Sel yay, 2010,127 sayfa

Gözlerim Sığmıyor Yüzüme, Cangüncem’in Gri Sayfalarına Şavkı Düşer Halkımın, Şehsuvar, Yüreğim Sığmıyor Yeryüzüne, Kerem ile Şule’nin Ayrılık Sensonisi… içindekilerdir.

Bir Martıyı Ağlattın Sen

bir martıyı ağlattın işte
bir çocuk garanti intihar eder artık
kütür kütür küfrediyor gece imanıma
bir yaprak kırılıp suya düşüyor
su yaralanıyor su kanıyor şelale!

ah nasıl titredim tensiz
bir piyanist büküldü sanki
kesişen ayrışık doğrular gibi
çarpışıverdim yüzünle. Yüzün
öyle düzgün suna bir elyazısı
yüzün yüzüme aksedince
yüzün ayna alnımda Yazının devamını oku »

Yazı kategorisi: Kitap | » yorum bırak;

Cengiz Han’ın Bisikleti – Refik Erduran

Posted by savaska Ekim 16, 2011

Cengiz Han’ın Bisikleti – Refik Erduran, Devlet Tiyatroları gen Müd. Maya Mat. yay. Ank.1979, 123 sayfa Komedi-3 Perde

Cengiz 2 karısıyla(Gül, Pakize) bir yalıda yaşar, varsıldır, eski asker, silahlara düşkündür. İlk eşi Suzan Avrupadan döner, çok eşlilik, dolandırıcılık, medeni kanun,  köşeyi dönenler, eski hacıhoca yeni zampara zenginler etrafında olaylar gelişir. Suzan’a inat Emine’yle de evlenir Cengiz.  Suzan’ın kardeşi Avni ve İbrahim Efendi, Cengiz’i dolandırır… Gül, Cengiz’in arkadaşı Zeki ile kaçar… Emine, Dursun ile kaçar… Oyunun sonunda evinin alt katını kiraya vermek zorunda kalır, Cengiz… Han soyadını almıştır, kendisini Cengiz han’a benzeten Suzan’a ithafen… Kendisinin dolandırıldığını anlar, Cengiz…. Suzan ve Avni Cengiz’e yardım ederler 20.000(11.000′i Avni’ye) koparırlar, İbrahim’den. Cengiz aslında İbrahim’i soymayı düşünmektedir..

“SUZAN -Öyleyse İzmit yoluna neyle gideceksiniz? Sonra nasıl kaçacaksınız? (Cengiz Suzan2ın alay etmesinden çekinir gibi bir iki saniye tereddüt eder, sonra mırıldanır.)

CENGİZ -Bisiklet aldım. Şimdi yola çıkarsam, yarın öğleye kadar münasip bir yer tutarım. (Korktuğu başına gelir, birden bütün telaşı kaybolan Suzan gülmeye kalkar. Kahkahalarla sarsılarak dolaşır) Ne var bunda gülecek?”(s.111)

Suzan, Avrupa; Otomolli İbrahim’i biskletle yakalamaya çalışan Cengiz, Türkiye…..  Ülekimiz gerçeğine eleştirel bir yaklaşım…

Ahmet Refik Erduran(13 Şubat 1928, İstanbul), Türk oyun yazarı ve gazetecidir. Yazının devamını oku »

Yazı kategorisi: Kitap, tiyatro, Yazar | » yorum bırak;

Dönüşüm – Franz Kafka

Posted by savaska Ekim 13, 2011

Dönüşüm – Franz Kafka, Çeviren: Evrim Tevfik Güney, Bordo Siyah yay., 2009, 124 sayfa

Dönüşüm, Değişim veya Metamorfoz (Almanca özgün adı: Die Verwandlung), Franz Kafka‘nın uzun öyküsü.

İlk olarak 1915 yılında yayımlanmıştır. Kafka’nın en popüler eseri sayılabilir. Öykü, Gregor Samsa’nın bir sabah kendini dev bir böceğe dönüşmüş bulmasıyla başlar ve hayatındaki değişiklikleri anlatarak devam eder.

Gregor Samsa öykünün ana karakteridir. Ailesinin geçimi için gezici bir pazarlamacı olarak ağır bir şekilde çalışmaktadır. Bir sabah büyük bir böcek olarak uyanır.

Grete, Gregor’un küçük kız kardeşi ve dönüşümden sonra bakıcısıdır. Başlarda Grete ve Gregor’un iyi bir ilişkisi vardır ancak zamanla bu ilişki azalır. En başta onu beslemek ve odasını temizlemek için Grete gönüllü olsa da öykü ilerledikçe daha sabırsız olup, inadına ve kasıtlı bir biçimde odaya pis yemekler getirir. Keman çalar ve konservatuvara gitme hayalleri kurar. Gregor da, bu hayali gerçekleştirmek için çalışmaktaydı ve Noel arifesinde bunu açıklayacaktı. Gregor’un dönüşümünden sonra aileye gelir sağlamak için bir dükkânda tezgahtar olarak çalışmaya başlar. Öykünün başında sempatik gözüken karakter zamanla bu sempatisini kaybeder.

Gregor’un babasının Gregor’un patronuna büyük bir borcu vardır. Bu yüzden, Gregor işinden nefret etse de işinden ayrılamaz. Bay Samsa, Gregor’un çalıştığı zamanlarda tembel ve yaşlıdır. Ancak dönüşümden sonra Gregor para kazanamadığı için çalışmaya başlar. Yazının devamını oku »

Yazı kategorisi: Kitap | » yorum bırak;

Kel Şarkıcı – Eugene Ionesco

Posted by savaska Ekim 13, 2011

 Kel Şarkıcı – Eugene Ionesco, Türkçesi. Ülkü Tamer-Genco Erkal, de yayınevi 1965, 50 sayfa

“ İTFAİYE ŞEFİ: (Kapıya doğru giderken durur) Haa, sırası gelmişken -Kel Şarkıcı’dan ne haber? (Sessizlik. Hepsi şaşırmıştır.)

BAYAN SMITH: Saçlarını hep aynı biçimde tarıyor.

İTFAİYE ŞEFİ: Yaa, öyleyse hoşça kalın baylar bayanlar.”

Tiyatroya adını veren Kel Şarkıcı, tiyatro metninde sadece yukarıdaki alıntıda geçer. Oyunun genelinde neden bahsedildi belli değil gibidir, ama Kel Şarkıcı’dan kesinlikle bahsedilmez.  Absürd bir metin denebilir mi?. Belki de fazla gerçekçi, günümüz toplumuna baktığımızda. Kahramanlar hep ayrı telden çalmakyadırlar, ama bir aradadırlar… Mantığı zorlayan,  rasgele sıralanmış izlenimi veren satırlar…. “Köpekle İnek – Olmuş Bir Masal. Bir gün başka bir köpek, başka bir ineğe sordu: Niçin boynuzunu yutmadın? Özür dilerim, dedi köpek, hiç fil olduğumu düşünmemiştim de ondan.”(İtfaiye Şefi’nin anlatığı hikaye! s.35)

Belki bir taşlama. Bir arada olan, ama bir araya gelemeyen insanların trajikomiksaçma bir arada görüntüsü…

Kel şarkıcı,  sağlam bir 20. yüzyıl sevgisizlik taşlamasıdır. Eugene Ionesco, bayağılaşmış iki soyadı: Smith ve Martin isimlerini kullanarak, Avrupa’da ve Amerika’da kopmuş aile bağlarını, duygusuzluğu, anlayışsızlığı ve sevgisizliği yermiştir. Bunu da yapabileceği en iyi şekilde, Yazının devamını oku »

Yazı kategorisi: Kitap, Yazar | » yorum bırak;

Hakkari’de Bir Mevsim(O) – Ferit Edgü

Posted by savaska Ekim 9, 2011

.Hakkari’de Bir Mevsim(O) – Ferit Edgü, Sel yayıncılık, 2006, 198 sayfa

“Yolcu, bir gün yolunu
yitirirsen, artık eski yolunu bulmaya çalışma, yeni bir yol ara kendine.”

“Doğan günlebirlikte gereği düşünüldü
Yaşamak, yaşamayı sürdürebilnek için kişiliğini bulmak zorundasın.”(s.20)

“Bir kazazede, ya da yolunu şaşırmış bir denizciden bundan fazlasını bekleme, sen büyük yazarları okumaya alışık okuyucu.”(s.78)

“Ne kadar kısa yaşıyoruz/ Ne uzun ölüyoruz”(s.98)

XXXV / ALAADDİN
Alaaddin geliyor. Gece.
Hoca, benim kardeş hasta, diyor.
Nesi var? diyorum.
Ateşi var çok, diyor. Ölecek.
İlaç vereyim mi? diyorum.
Hayır, portakal ver, diyor.
Portakal yememiştir hiç.(s.137) Yazının devamını oku »

Yazı kategorisi: Kitap, Yazar | » yorum bırak;

Bir Küçükburjuvanın Gençlik Yılları – Demir Özlü

Posted by savaska Ekim 6, 2011

Bir Küçükburjuvanın Gençlik Yılları – Demir Özlü, Ada yay.(resim temsilidir), Eylül 1990, 156 sayfa

1960′lı yıllar, bir küçük burjuva, Selim… Darbe sonrası bunalımı. Bohem yaşayış; içki, kadın, cinsel fanteziler, aşk, arayış… ve elde sıfır…. Burjuvazi eleştirisi…. Aydın nedir, kimdir? “Hepsi bu, diye düşündü: İkisini de yitirdim.”(s.150)

“Votka bütün yalnızlıkları hafifletir, düş kırıklıklarının arasını düşle doldurur” diye  mırıldandı Selim.(s.80)

“Yaşamının belki yarısındayken hiçbir şeyi olmadığını, önündeki boşluğu, geçmiş yaşamının ona artık karmakarışık görünen görüntüsünü, ‘çözülüp dağılan sadece sinirlerim’ diyerek düşündü.(s.133)

SIKINTI KAVRAMI VE BİR KÜÇÜK BURJUVANIN GENÇLİK YILLARI

DEMİR ÖZLÜ (9 Eylül 1935, ), öykü ve roman yazarı Tezel Özlü’nün ağabeyidir.

1935 yılında İstanbul Kanatlarımın Altında’un Vefa semtinde doğdu.Ortaöğrenimini 1953 yılında Kabataş Erkek Lisesinde, yükseköğrenimini ise 1959’da İstanbul ÜniversitesiHukuk Fakültesinde tamamladı.Okuduğu fakültede hukuk felsefesi asistanı oldu.

Askerliğini er olarak tamamladıktan sonra kısa bir süre avukatlık yaptı.Daha sonra Fransa’ya giderek Paris Hukuk Fakültesinde bir yıl asistan olarak çalıştı. Yazının devamını oku »

Yazı kategorisi: Kitap, Yazar | » yorum bırak;

Korsan Çıkmazı – Nezihe Meriç

Posted by savaska Ekim 5, 2011

Korsan Çıkmazı – Nezihe Meriç, Dost yay. Aralık-1961, 218 sayfa

Korsan Çıkmazı’nda 218 sayfalık bir yolculuk. İmgelerle örülü, geçmiş-şimdi-düş-gerçek bağlamında bir roman…

“Korsan Çıkmazı’nda içten içe bir tedirginlik var. Uzaktan bakıyorum onlara. Kafamın içi duru, aydınlık. Sigaramı yakar, uzun uzun düşünebilirim. Pencereyi açıyorum. Bu gece Korsan Çıkmazı’nın pencereleri ormana açılsın istiyorum. Oturup fıstık ağaçlarını düşleyeceğim. Orman kapkara bir hışıltı. Çayırın sonunda, yılanların sesi, çıngır çıngır geceyi dolduruyor.”(s.90)

Korsan Çıkmaz’ında bir gece görülen gerçek bir düş, geçmişe…

“…Bomboş kiliseler düşünüyor; geceyarıları mumları yanıyor, kanlar içinde. aç bebekler düşünüyor ölü annelerinin boş emciklerini çekiştiriyorlar, uyku arasında.”(s.75)

“Meli uyumaz. Meli artık hiç uyumaz. Geceler boyunca okur. Meli kitaplar dolusu arkadaşlar edinir; Meli kitaplar dolusu acılar,  mutluluklar, sorular bulur.”(s.213) Yazının devamını oku »

Yazı kategorisi: Kitap, Yazar | » yorum bırak;

İbni Sina – Remzi Özçelik

Posted by savaska Ekim 2, 2011

 İbni Sina-Remzi özçelik, Kültür bakanlığı yayınları/1167 – Tiyatro Eserleri dizisi/29, 1190, 72 sayfa

“İLİM VE SANAT TAKDİR EDİLMEDĞİ YERDEN GÖÇ EDER.”

Sina hekimliğyle ünlüdür.Eşi Ayana, ilk hastası Dehduk, arkadaşı ve öğrencisi Cüzicani…. Hastalara verdiği dermanlarla ünlenmiştir.Devrin sultanları, ileri gelenlerini tedavieder ve onlardan büyük ilgi görür. Sultan Şemsuddevle’nin başveri olur, istemese de, diğer vezirlerin gazabına uğrar ve zindana atılır, Sultan Gaznelilerle savaşı kaybedince Sina’nın haklılığını anlar ve onu yanına çağırır, diğer vezirleri verzirlikten alır.  ibni Sina, Farabi ve Aristo hayranıdır, tüm zamanını kütüphanede okyarak, deneyler yaparak geçirmek ister..

9. Sınıf Türk edebiyatı kitabında bir tiyatro olan bu yapıtla, İbni Sina’nın gerçek yaşamının karşılaştırılması istenmektedir.  Tiyatro kurmacadır, gerçekten esinlenmiş, gerçek ve ünlü bir tarihi kişiliği anlatmaktadır, ancak burada anlatılanlar yazarın düş gücüyle, yaratma becerisiyledir. edebi esesrin gerçekliği, kurmaca gerçekliktir. en gerçek edebi metin bile gerçek değildir. Amaç böyle eserlerde okuyucunun duygularına seslenmek, ona çağrışımlarla estetik zevk kanzandırmaktır.

İBNİ SİNA (Biyografi)

REMZİ ÖZÇELİK:1950 yılında Samsun’da doğdu.İstanbul Yüksek Öğretmen Okulu öğrencisi olarak İstanbul Üniversitesi Fen Fakültesi Fizik-Kimya Bölümünü 1972 yılında bitirdi.Sırasıyla:Samsun Terme Lisesi,Samsun-Eğitim Enstitüsü Fizik Öğretmeni ve Müdür Yardımcısı,Sivas-Gürün Lisesi,Samsun-İmam Hatip Lisesi,Samsun-19 Mayıs Lisesi Fizik Öğretmeni Yazının devamını oku »

Yazı kategorisi: Kitap, Yazar | » yorum bırak;

 
Takip Et

Get every new post delivered to your Inbox.

Join 583 other followers