SAVAŞ

Boş zamanlarınızda kitap okumayın

Barbarları Beklerken

Posted by savaska Mart 24, 2008

Waiting for the Barbarians

 Nobel ödüllü yazar J. M. Coetzee bu romanında, uzun yıllar sınır kasabasında yargıçlık yapan bir adamın kendi gözünden son dönemlerindeki iniş-çıkışlarını; hayatı ve kendini sorgulayışını anlatıyor. Bulunduğu kasabanın en kıdemli yetkilisi olması nedeniyle oldukça rahat bir yaşam süren yargıç, son dönemlerini hobileriyle ve “kızlarıyla” asude biçimde geçirirken ansızın karşısına çıkıveren bir barbar kızıyla yaşadığı tanımlanamaz ilişki hayatının seyrini değiştiriverir. Artık dümeni adalet ve vicdan kavramlarına kırar. Hiçbir şeyi değiştiremeyeceğini bildiği halde bu yola baş koymanın garip hazzıyla yaşamaya başlar. Ancak bu onun rahat yaşamının sonu ve dahası, rezil günlerinin başlangıcı olacaktır.

Egzersiz vakitlerini özlemle bekliyorum, yüzümde rüzgârı, ayaklarımın altında toprağı hissetmeyi, başka çehreler görmeyi ve insan seslerini işitmeyi. Yalnız geçen iki günden sonra dudaklarım gevşek ve işe yaramaz gibi geliyor, kendi sesimi tuhaf buluyorum. İnsan gerçekten de tek başına yaşamak için yaratılmamış!

Kitap toplam altı kısımdan oluşuyor; ilk bölümleri oldukça durgun bir havada geçiyor ve bir dalga halinde orta bölümlerde heyecan bir miktar artıyor sonlara doğru yine bir durgunluk hakim oluyor. Romanda daha çok bir iç hesaplaşma ve psikolojik unsurlar yer alıyor.

Romanda Coetzee’nin özellikle mekân ve durum tasvirlerini ustalıkla anlatışına, adeta resmedişine tanık olacaksınız. Onunla aynı pencereden bakıyor, aynı avluda geziniyor, aynı yatakta sevişiyorsunuz.

Yeri gelmişken, romanın bazı bölümlerinde cinsel öğelerin yer aldığını belirteyim.

Müthiş bir bitkinlik içinde uykuya dalıyorum. Geniş ayı postunun kenarını kaldırıp yanıma sokulduğunu hayal meyal fark ediyorum. “Çocuklar geceleri üşür” – sersemlemiş halimle, onu koltukaltıma çekip uykuya dalarken bunu düşünüyorum. Belki bir süre deliksiz bir şekilde uyuyorum. Sonra tamamen uyanıyor ve elinin giysilerimin altına girdiğini, dilinin kulağımı yaladığını hissediyorum. İçimden duyumsal bir zevk dalgacığı akıyor, esniyorum, geriniyorum ve karanlıkta gülümsüyorum. Eli aradığı şeyi buluyor. “Ne olacak ki?” diye düşünüyorum. “Bu hiçliğin ortasında ölsek ne olacak? En azından sıkıntılı ve mutsuz bir şekilde ölmeyelim!” Önlüğünün altında çıplak. Üstüne çıkıyorum; sıcak, şişkin, benim için hazır; beş ayın saçma duraksaması bir dakika içinde siliniveriyor ve rahat duyumsal unutuşa geri dönüyorum.

“Barbarları Beklerken” bugüne kadar üç farklı yayınevi tarafından yayınlandı. Benim okuduğum İthaki Yayınları’a ait basımdı. -Ayrıca Can Yayınları ve Adam Yayınları baskıları da bulunmaktadır. Ancak Adam Yayınları’nın kapanmasının ardından bu basımı bulmak zor olacaktır.- Kitabın baskı ve cilt kalitesi gayet iyi ve okunabilirliği yüksek bir yapıya sahip. Belki bir şaheser değil ama özellikle psikolojik öğelerin, mekân ve durum tasvirlerinin ustaca anlatıldığı bu romanı; dingin yapılardan ve duyumsal analizlerden hoşlananlar bir çırpıda okuyacaklardır.   kaynak

Roman Can, Adam, İthaki yayınlarından çıkmıştır..

Barbarları Beklerken

Neden toplanmış bekleşiyoruz pazar yerinde?
Barbarlar gelecek bugün.
Neden böyle hareketsiz senato?
Boş oturuyor Senatörler, yasalarla
uğraşacaklarına?

Çünkü barbarlar gelecek bugün.
Senatörler neden uğraşıp dursun yasalarla?
Barbarlar gelince yapacak nasıl olsa.

İmparatorumuz neden sabahın köründe kalkmış,
tacıyla tahtıyla kurulmuş oturuyor,

Çünkü barbarlar gelecek bugün.
İmparator şeflerini karşılamak için bekliyor.
Bir de ferman hazırlattı sunmak için.
Şan şerefle dolu adlar, ünvanlar yazılı üzerinde.

İki konsülümüz ve yargıçlarımız neden
kırmızı, işlemeli harmanileriyle gelmişler;
ya taktıkları mor taşlı bilezikler,
ışıl ışıl zümrüt yüzükler;
neden yanlarına almışlar bugün, paha biçilmez,
altın ve gümüş kakmalı asalarını?

Çünkü barbarlar gelecek bugün;
söylevler, ince sözler canlarını sıkar onların.

Ne oluyor, nedir bu huzursuzluk, bu kaynaşma?
(Yüzler nasıl da asıldı birdenbire.)
Hızla boşalıyor sokaklar, alanlar,
evinin yolunu tutuyor herkes düşünceler içinde?

Çünkü karanlık bastı, barbarlar hala görünmedi.
Sınır boylarından gelenlerin dediğine bakılırsa
barbarlardan bir iz yokmuş ortalıkta.

Peki, şimdi halimiz ne olacak barbarlarsız?
Onlar bir çeşit çözümdü bizim için.”
 

Konstantinos KAVAFİS
Çeviren Cevat ÇAPAN

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

 
%d blogcu bunu beğendi: