SAVAŞ

Boş zamanlarınızda kitap okumayın

Yılanların Öcü – Fakir Baykurt

Posted by savaska Ocak 7, 2009

yilanlariinocu Fakir Baykurt – Yılanların Öcü
Literatür Yay. Ekim 2008/15. baskı,275 sayfa

Türk romanının yüz aklarından. Köyü, köylüyü çok iyi bilen bi yazardan bir köy romanı. Yazarın gözlem gücü, olay örgüsündeki inandırıcılığı, anlattığı yöreyi çok iyi bilmesi, şiirsel dili, romanı kolay okunur kılıyor. 1958’de yazılan ve yazarın öğretmenlikten atılmasına neden olan roman. İki kez film yapılmış. Lisede “Efendilik Savaşı” adlı hikaye kitabını okumuştum, sonra “Kaplumbağalar”… Birbirinden güzel kitaplar..
Kahramanlar:
Irazca : Cefakar köylü kadını. Kara Şalinin karısı, Bayram’ın anası. Mert, haksızlığa gelemeyen, müzadeleci.
Kara Bayram: Çalışkan, geleceğe umutla bakan, özü sözü bir, güçlü kuvvetli,
Haçça : Bayram’ın karısı, çalışkan, Haceli yüzünden çocuğunu düşürür.
Deli Haceli: Muhtarlıkta yeni üye, yeni bir ev yapmak niyetinde, Irazca’nın evinin önüne ev yapmak isteyince olaylar gelişir, aslında Muhtar’ın kurbanıdır.
Fatma: Güzel, Haceli’nin karısı, ama gözü Bayeam’da, kuma olmaya bile razı. Kaderinden şikayetçi.
Muhtar: Düzenbaz, siyasetçi.

http://video.google.com/videoplay?docid=-2966682079622717481

Cumhuriyet Gazetesi Yunus Nadi Roman Ödülü (1958 – Birincilik)
Fakir Baykurt’un 1954 yılında yazdığı, köy hayatını anlatan ilk romanı. Bu kitap nedeniyle 1959 yılında hakkında soruşturma açılır ve öğretmenlikten uzaklaştırılır. Dil bakımından tamamen köy ağzından yazılmış, karakterler de gerçek hayattaki gibi seçilmiştir. Devam romanı olan Irazca’nın Dirliği ve Kara Ahmet Destanı ile birlikte Fakir Baykurt üçlemesi olarak anılır.
Romanın kısaca konusu:
Karataş köyünde oğlu Kara Bayram, gelini Haçça ve torunları Ahmet ve Şerife ile yaşayan Irazca’nın köy içerisindeki hiyerarşiye başkaldırışı anlatılır. Deli Haceli ve karısı Fatma evlerinin çok nemli olmasından yakınarak tam Irazca ve ailesinin kaldığı evin önüne ev yaparlar. Bu sırada bir açılış için köye ziyarete gelecek kaymakamın haberi alınır. Kaymakamı ağırlamak adına çeşitli hazırlıklar tertip edilmeye başlanır. Bu iş için önce Kara Bayram’ın ası kuzusunun çalmakla işe başlarlar. Köyün muhtarı kişisel menfaatleri için Haceli’ye destek olur ve bir gün muhtarlığa konuşmak vaadiyle çağırdığı Kara Bayram’ı birkaç adamına falakayla dövdürür. Hem ası kuzusundan olan hem de üstüne dayak yediği oğlunu gören Irazca intikam almak için bir gece Haceli’nin ev yapmak için kazdığı temelleri doldurur. Bayram ise ev yapımı için gerekli olan kerpiçleri parçalar. Sabah kalktığında bütün yaptıklarının yokolduğunu gören Haceli öfkeyle o sırada hamile olan Haçça’ya taş atar ve düşük yapmasına neden olur. Tüm bunları biriktiren Irazcza, kaymakam köye ulaşmadan onun yolunu keser ve hakkını aramak için kaymakamdan destek ister. Kaymakam köye ulaştığı zaman kendisi için hazırlanan tüm tertibe ve eğlenceye katılmadan açılışı yapar ve Irazca’ya hakkının verilmesini aksi halde kendisinin dava açmasını söyler. Köyün muhtarı bu tür bir olay karşısında kendisinin de suçlanacağını düşündüğü için Haceli’ye verdiği desteği keser ve Kara Bayram ile dialoga girmeye çalışır. Haceli’nin bütün yaptıklarından vazgeçeceğini ve bir miktar maddi destek olacağının teminatını verse de Kara Bayram ikna olmaz ve şehire gidip dava açacağını söyler. Bütün bunlar olurken Haceli, karısı Fatma ile Kara Bayram’ın ilişkilerini bilmemektedir.

YAZAR HAKKINDA BİLGİ İÇİN TIKLAYINIZ

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

 
%d blogcu bunu beğendi: