SAVAŞ

Boş zamanlarınızda kitap okumayın

Kendine Ait Bir Oda – Virginia Woolf

Posted by savaska Şubat 24, 2009

kendine-ait-bir-oda-virginia-woolfKendine Ait Bir Oda – Virginia Woolf
Çev.: Suğra Öncü
İletişim yay. 7. baskı-2008, 127 sayfa

Samuel Butler neden “bilge erkekler kadınlar üzerine düşündüklerini hiçbir zaman söylemezler.” der.(s.33)

Virginia Woolf, erkek egemen dünyanın kütüphane rafları arasında kadın yazar ve şairlerin izini sürüyor, kadın yazar-şairin  neden bu kadar az olduğu sorusunu yanıtlıyor. Kadınlar ne zamandan beri erkeklerle aynı haklara sahipler. Yazar, kadınlara maddi özgürlüklerini kazanmalarını söylüyor ve kadınların kendilerine ait bir odalarının olmasının gerekliliği üzerinde duruyor.  George Sand isimli yazar, aslında kadındır. Jane Austen, Emily Bronte vb. ilk ünlü kadın yazarların çalışma olanakları nasıldı?  Kadınlar papazlara 13 çocuk doğurmaktan kendilerini ifade etmeyi düşünemediler. Shakepeare’in bir kızkardeşi olsaydı, onun kadar ünlü olablir miydi? Olamazdı, çünkü toplum baştan onu yok sayıyor ve ona yaratma sahasa, gücü, olanağı vermiyor. Erkeler gibi olmayın diyor, V.Woolf. Kendi kişiliğiniz olun.  “Kimliklerini bildirmeme ihtiyacı kanlarına işlemiştir.Örtünme tutkusu onları yönetmeyi sürdürmektedir.”(s.57)

“Kadınlar eğitilebilir mi, eğitilemez mi? napolyon eğitilemeyeceklerini düşünüyordu.  Dr. Johson ise tersini.  Ruhları var mıydı, yok muydu? … Goethe kadınlara hayrandı; Mussolini onlardan nefret ediyor.”(s.34)

“Kendine güven olmadan beşikteki bebekler gibiyiz.”(s.39)

“kadınlar yüzyıllardır, erkek görüntüsünü gerçek boyutlarının iki katında gösterebilen enfes bir güce sahip büyülü birer ayna görevini yerine getirmişlerdi.”(s.40)

“DÜşsel planda kadın son derece önemlidir; gerçek yaşamda ise tümüyle önemsiz. Şiiri bir baştan öbür başa kaplar; tarihte hiç görülmez.  Kurmaca yazında kralların ve fatihlerin yaşamlarına hükmeder; gerçek yaşamda ailesinin parmağına bir yüzük geçirdiği herhangi bir oğlanın kölesidir.”(s.50)

“Shakespeare’in Judith adında son derece yetenekli bir kız kardeşi olmuş olsaydı….”(s.52)(Aynı örneği Elif şafak, Siyah Süt adlı otobiyografik romanında veriyor; kişiler değişik; Fuzuli’nin bir kızkardeşi olsaydı…)

Kendine Ait Bir Oda Virginia Woolf (Satın Al)

 

virginia-woolfVirginia Woolf (25 Ocak 188228 Mart 1941) İngiliz feminist, yazar, romancı ve eleştirmen.

1882’de Londra‘da dünyaya gelen Virginia Woolf, Victoria devri‘nin tanınmış yazarlarından Sir Leslie Stephen’ın kızıydı. Annesi ve babası daha önce başkalarıyla evlenmişler, dul kaldıktan sonra ise bir araya gelmişlerdi. Her ikisinin de ilk eşlerinden çocukları vardı. Sir Leslie Stephen’ın ilk eşi, ünlü romancı William Makepeace Thackeray‘nın kızıydı. Thackeray’nın eşi akıl hastası olduğundan, Leslie Stephen’ın bu kadından olan kızı Laura, anneannesine çekmiş, yirmi yaşında bir akıl hastahanesine kapatılmıştı.O yıllarda kadınların ikinci planda kalması nedeni ile okula gönderilememiş fakat babası yardımı ile kendini geliştirmiştir.
Özellikle Viktorya tarzı yaşamaya karşı olan Virginia Woolf, yazılarında da bundan bahseder. Vanessa Bell daha küçük bir yaşta iken bir ressam olmaya, Virginia Woolf ise bir yazar olmaya karar verir. Kendisini babasının kütüphanesinde geliştiren Virginia Woolf 1895’de bir gazetede kısa hikâyelerini yayınlatır.

1904’te babasının ölümünden sonra Bloomsbury’ye taşınması ise hayatında ciddi bir dönüm noktası olmuştur. Bloomsbury grubu içinde birçok ünlü edebiyatçıyı barındıran ve cinsel konulardaki özgürlükçü tavırlarıyla tanınan bir grup entelektüelden oluşuyordu.Grupta bulunan birçok kişi eşcinsel ya da biseksüeldi. İnsanlar onları etik bir grup olarak görüyorlardı. Grupta John Maynard Keynes, E. M. Forster, Roger Fry, Duncan Grant ve Lytton Strachey gibi ünlü kişilikler vardı. Woolf 1909’da bir süreliğine Lytton Strachey ile nişanlandıysa da 1912’de Leonard Woolf ile evlendi.

Virginia Woolf ile Leonard Woolf’un evlilikleri cinsel açıdan yeterli olmasa da, Virginia Woolf için çok önemli olmuştur.Leonard’ın bir basımevi vardı ve bu da Virgini Woolf’un yazdığı kitapları yayımlatması için bir fırsat olmuştu.

Bu arada kadınlara da yakınlık duyan Virginia Woolf’un eserlerinde kadın yakınlıklarına bol bol rastlanır. Bir klasik olan Orlando isimli romanı bir aşk mektubuyla beraber sevgilisi Vita Sackville-West’e adanmıştır. 1925 yılında yayımlanan Mrs. Dalloway ünlü yazarın adıyla anılacak ‘bilinç akışı’ tekniğinin en başarılı örneklerinden biridir.

Mrs.Dalloway’den başka birçok kitap daha yayımlamış(Orlando,Dışa yolculuk,Yıllar,Gece ve Gündüz,Jacob’un odası,Flush…),bunlar çok ilgi görmüştür.Kitaplarının kapaklarında kardeşi Vanessa Bell’in resimleri bulunmaktadır. 1930’ların sonlarında 2.dünya savaşının patlak vermesi onları tedirgin etmiş,Virginia Woolf yaşananları görmek istemiştir.Leonard Woolf’un yahudi olmasından dolayı eğer yakalanırlarsa geri teslim edilmeyeceklerini ve orada öldürüleceklerini bilmelerine rağmen gitmişlerdir.

Perde Arası romanını yazdığı sıralarda artık kendini yeterince yetenekli hissetmiyor, yeteneğini kaybettiğini düşünüyordu. Her gün savaş korkusu ve yeteneğini kaybetmenin vermiş olduğu stres, dehşet ve korku sonucu ruhsal bunalıma girmiş, 28 Mart 1941’de içinde bulunduğu duruma daha fazla dayanamayıp evlerinin yakınlarında bulunan nehre ceplerine taşlar doldurarak atlayıp intihar etmiştir. Virginia Woolf geride iki intihar mektubu bırakmıştır. Birisi kardeşi Vanessa Bell’e diğeri ise kocası Leonard Woolf’a. Yazar, modernist hareketin en önemli kişilerinden biri olarak tarihe geçmiştir ve roman türünün gelişimine büyük katkıda bulunmuştur. Bir profesyonel olarak 1905’lerde yazmaya başlayan Virginia Woolf’un ilk kitabı olan The Voyage Out (Dışa Yolculuk) 1915’te yayınlanmıştır. Bu kitabın yazımı çok uzun sürmüş,bir yıl içinde üç kez tekrar yazılmıştır. Özelllikle annesinin ölümünü yenmesi ile ilgili olan bu kitap ilginç olduğu kadar etkileyicidir.

1929 tarihli “Kendine Ait Bir Oda” feminist hareketin klasik bir kitabı olarak kabul edilir. Kadın hareketinin elden düşürmediği önemli kitaplardan biri olan Kendine Ait Bir Oda, Virginia Woolf’un belki de en kolay okunan kitabıdır. Çünkü konu çok somuttur: “Kadın ve Edebiyat.”

Erkeklerin kadınlara bıkıp usanmadan tekrarladıkları ‘ezeli’ ve de ‘ezici’ bir soru vardır: “Bizler kadar düşünme yeteneğiniz olduğunu ileri sürüyorsunuz. Madem öyle, neden Shakespeare gibi bir deha çıkaramadınız?” İşte Virginia Woolf bu ‘yakıcı’ soruya, tarihsel ilişkilerin kökenine inip kütüphane raflarında şöyle bir gezindikten ve de kısa bir kadın edebiyatı tarihçesi çıkardıktan sonra esaslı bir yanıt getiriyor. Ve şöyle sesleniyor kadınlara: “Para kazanın, kendinize ait ayrı bir oda ve boş zaman yaratın. Ve yazın, erkekler ne der diye düşünmeden yazın!..”

Daha sonralarda Virginia Woolf tarafından kaleme alınan Flush’ta bir köpeğin bakış açısı fark edilir.

… güçlü kuvvetli, enerji dolu, yaşama sevinci içinde genç Robert Browning bir bomba gibi patlamıştı Elizabeth Barrett’in sessiz hasta odasında. İngiliz edebiyatının en ünlü aşk öyküsüdür onların aşkı. Tiyatro oyunları yazılmış, filmler yapılmıştır bu konuda. Nasıl mektuplaştıklarıı, Robert Browning’in Wimpole Sokağı’ndaki bir evde divanda yatan Elizabeth’i nasıl görmeye geldiğini, bu ziyaretten sonra üç ay içinde Elizabeth’in mucize kabilinden nasıl yürümeye başladığını, gizlice evlenip Floransa’ya kaçtıklarını herkes bilir. Hatta Virginia Woolf’un The Common Reader’da dediği gibi, İngiliz şiirinin en önemli adları arasında olan bu iki şairden tek dize okumamış olanlar bile! Virginia Woolf’un Flush’ı bu konuda son derece sevimli bir kitaptır. Elizabeth Barrett Browning’in çok sevdiği İtalya’ya kaçarken beraberinde götürdüğü köpeğin yaşamöyküsünü anlatan Flush’da bu aşk öyküsünü bir de o köpeğin açısından görürüz.

Mina Urgan

Gece ve Gündüz Virginia Woolf’un ikinci romanıdır. Woolf’un “bilinç akışı” tekniğini kullandığı daha sonraki modern deneysel romanlarından farklı olarak klasik gerçekçi üslûpla kaleme aldığı bu eser, olay örgüsü, gerçek mekân tasvirleri ve titizlikle betimlenmiş karakterleri, dönemin atmosferini yansıtan özellikleriyle dikkat çekiyor.

1920’de yayımlanan roman, daha sonraki eserlerinin habercisi olarak, nesnel gerçekliğin ve tarihselliğin insan bilincindeki yansımalarını birbirinden oldukça farklı karakterlerde ustalıkla canlandırıyor.

Roman, Birinci Dünya Savaşı öncesi Londra’sında geçer. Woolf, dönemin entelijansiyasını, fikir ve ruh dünyasını mizahî ancak sıcak, insanî bir dille anlatır. Kadın hakları, sınıfsal farklılık, aşk, evlilik ve özgürlük gibi meseleleri, karakterlerinin yaşamları, mücadeleleri, umutları, acıları ekseninde tartışıyor. Gece ve Gündüz, Katharine, Mary ve Ralph’in hakikat arayışlarında tanık olduğumuz modern insanın yazgısı, bir başkasını anlama çabası üzerine duygulu ve derin bir metin.

“Virginia Woolf, 1931’de yayımladığı Dalgalar’ı yazarken ise, bu kitapla o güne değin hiçbir başka romancının göze alamayacağı değişik şeyleri yapmak istediğini, bu romanın o güne değin yazılan hiçbir başka romana benzemeyeceğini biliyordu. (…) Çünkü Dalgalar, ‘hem düzyazıyla kaleme alınacak, hem de şiir olacaktı; hem roman olacaktı, hem de tiyatro oyunu. Virginia Woolf, Dalgalar’da dış dünyayı yok eder. Üç erkek ve üç kadının çocukluklarından yaşlılık dönemlerine kadar tüm hayatlarının anlatıldığı kitapta dış dünya nesnel olarak değil, ancak kişilerin iç dünyalarına yansıdığı kadarıyla verilir. “Bir olay örgüsüne uyarak değil, bir ritme uyarak” yazılan kitap, “şiir olmayan herhangi bir şey edebiyata neden girsin ki” diyen Woolf tarafından iki yıl içinde üç kez yazılır ve dalgaların sesine uydurularak, şiir gibi yüksek sesle okunarak düzeltilir… Gerçekçi roman geleneğinden tam bir kopuşu temsil eden Dalgalar, bilinç akışı tekniğiyle yazılan romanların en önemlilerinden biridir.

Leonard Woolf’a, 18 Mart 1941

“Sevgilim, yine çıldırmak üzere olduğumu hissediyorum.O korkunç yeniden yaşayamayacağımı hissediyorum.Ve ben bu kez iyileşemeyeceğim. Sesler duymaya başladım.Odaklanamıyorum. Bu yüzden yapılacak en iyi şey olarak gördüğüm şeyi yapıyorum. Sen bana olabilecek en büyük mutluluğu verdin.Benim için her şey oldun. Bu korkunç hastalık beni bulmadan önce birlikte bizim kadar mutlu olabilecek iki insan daha düşünemezdim. Artık savaşacak gücüm kalmadı.Hayatını mahvettiğimin farkındayım,ve ben olmazsam, rahatça çalışabileceğini de biliyorum. Bunu sen de göreceksin. Görüyorsun ya, bunu düzgün yazmayı bile beceremiyorum.. Söylemek istediğim şey şu ki, yaşadığım tüm mutluluğu sana borçluyum. Bana karşı daima sabırlı ve çok iyiydin. Demek istediğim, bunları herkes biliyor. Eğer biri beni kurtarabilseydi, o kişi sen olurdun.Artık benim için her şey bitti.Sadece sana bir iyilik yapabilirim. Hayatını daha fazla mahvedemem. Bizim kadar mutlu olabilecek iki insan daha düşünemiyorum.”

 

 

Eserleri:

  • Gece ve Gündüz
  • Dalgalar
  • Deniz Feneri
  • Flush, Bir Köpeğin Romanı
  • Jacob’un Odası
  • Kendine Ait Bir Oda
  • Mrs. Dalloway
  • Orlando: Yaşamöyküsü
  • Perde Arası
  • Yıllar
  • Virginia Woolf’un Günlükleri
  • Dışa Yolculuk    
  •  kaynak: http://tr.wikipedia.org/wiki/Virginia_Woolf  adresinden alındı.
  • İntihar notu
    (Virginia Woolf) Leonard Woolf'a, 18 Mart 1941

    “Sevgilim, yine çıldırmak üzere olduğumdan eminim. Yaşadığım o korkunç anlara geri dönemem artık. Bu kez iyileşemeyeceğim. Sesler duymaya başladım, hiçbir şeye odaklanamıyorum. Bu yüzden yapabileceğimin en iyisi olduğunu düşündüğüm şeyi yapıyorum. Sen bana verilebilecek en büyük mutluluğu verdin. Benim her şeyim oldun. Bu korkunç hastalık beni bulmadan önce birlikte bizim kadar mutlu olabilecek iki insan daha düşünemezdim. Artık savaşacak gücüm kalmadı. Hayatını mahvettiğimin farkındayım, ben olmazsam rahatça çalışabileceğini de biliyorum. Bunu sen de göreceksin. Görüyorsun ya, bunu bile düzgün yazamıyorum. Okuyamıyorum. Söylemek istediğim şu ki, yaşadığım her mutluluğu sana borçluyum. Bana hep sabır gösterdin, çok iyi davrandın. Demek istediğim, bunları herkes biliyor. Eğer biri beni kurtarabilseydi, o kişi sen olurdun. Bir tek senin iyiliğinden eminim, onun dışında her şey terk etti beni. Hayatını mahvetmeye devam edemem. Birlikte bizim kadar mutlu olabilecek iki insan daha düşünemiyorum.”

    V.

    Reklamlar

    Bir Cevap Yazın

    Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

    WordPress.com Logosu

    WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

    Twitter resmi

    Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

    Facebook fotoğrafı

    Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

    Google+ fotoğrafı

    Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

    Connecting to %s

     
    %d blogcu bunu beğendi: