SAVAŞ

Boş zamanlarınızda kitap okumayın

Phaidra – Racine

Posted by savaska Nisan 25, 2009

phaidra-racinePhaidra – Racine
M.E.B. yay. Ank. 1963, 87 sayfa
Çev. Afif Obay

Hippolytos, babası Theseus’u aramaya çıkmak ister. Theseus’un ölüm haberi gelince, Phaidra üvey oğluna olan aşkını dile getirir.  Hippolytos, düşmanlarını kızı olan Arisi’ye aşıktır. Bu aşk karşılıksız değildir. Babasının öldüğünü öğrenen Hippolytos, kızın artık özgür olduğunu söyler. Theseus ölmemiştir, geri döner. Ancak bu Phaidra için yıkım olur. Phaidra’nın sütninesi ve nedimesi Oynone, Theseus’a, oğlunun, namusuna göz diktiğini söyler. Theseus yıkılır. Hippolytos, ne kadar bunun iftira olduğunu, gönlünü Arisi’ye kaptırdığını söylese de, ona inanmaz, onun uzaklara gitmesini ister. Phaidra, Oynone’e

Bu kitabı paylaş


 kızar, Oynone kendini dalgalara bırakır, ölür. Phaidra, kocası Theseus’a gerçeği anlatır, suçlunun kendi olduğunu, Hippolyto’sun masum olduğunu söyler, zaten Hippolytos’un Arisi’ye aşık olduğunu öğrenmiş ve yaşama gücünü yitirmiş ve zehir içmiştir. Kanına karışan zehir etkisini gösterir, ve ölür Phaidra imkansız aşkı için. Bu arada bir ölüm haberi daha gelir.  Giderken bir canavarla karşılaşan Hippolytos, canavarı öldürmüştür, ancak ürken atlarına hakim olamamış ve  arabası uçurumdan düşerek ölmüştür. Bedduasının bu kadar çabuk gerçekleşmesini gören baba Theseus yapayalnız kalır.

Phaidra, Hippolytos’u, görür görmez aşık olur, ancak onu yanından uzaklştırarak sürdürerek uzaklara bu duygulkardan kurtulmaya çalışır, sadık bir eş olmaya açlışır. Ancak aşk söz dinlemez, yüreğine söz geçiremez Phaidra. Lanetlenecek, namussuz bir kadın değildir, aşkının kurbanıdır.

“Çok şükür Tanrılara, iki elim tertemiz!
Yüreğim de olaydı onlar gibi lekesiz.”(Phaidra, s.18)
Aşkın her çılgınlığına sahip olduğnu bilmekte ve bundan da utanmaktadır,”bir iğrençlik” olarak görür hissttiklerini, ama…
Yine de aşkını üvey oğlu Hippolytos’a, itiraf etmekten de çekinmez, karşılaşacağı her türlü hakarete karşı.
“Ah o Venus’ün kini, şaşmıyan intikamı!
Aşk ne türlü çileden çıkarmıştı anamı!”(Phaidra, s.20)
(Pasiphae,bir boğaya aşık olmuş, bu sevgiden canavar Minotauros doğmuş.dipnot,s.20)
Phaidra’nın sonu, baştan bellidir sanki. İmkansız, trajik bir aşk.
“Hayata kin bağladım, aşkıma karşı nefret
Ölmeden bana düştü şerefimin tasası.”(phaidra, s.23)

“İşte o! Bütün kanım kalbime hücum etti.
Onu gördüm, sözlerim aklımdan uçup gitti.”(phaidra,s.37)

Phaidra, aşkıyla nasıl mücadele ttiğini Hippolytos’a şöyle anlatır:
“Senin kininden fazla nefret ettim kendimden

Kendimi çirkin, kalpsiz, iğrenç,gösterdim sana
Gönlümü yenmek için kinin laımdı bana

Sana neler söyledim? Ettiğim itiraf, bu
Hayasızca itiraf isteğimle mi oldu?

Hippolytos’u sevsin Theseus’tan dul kalan.”(s.42)

Çatışmalar içindedir Phaidra, sevmekten, aşık olmaktan da o kadar hoşnut değildir aslında, yaptığının akla uygun olmadığını bilmektedir. Ama aşk ve akıl, iki düşman.
“Ben günahı kalbine tatlı bir huzur veren
Ve kendini utanma duygularından salim
Kılabilmiş pervasız kadınlardan değilim.”(s.50)

Hippolytos’u korkusuzca canavarın üzerine atılmasına sebep, uğradığı korkuç hakaret midir?. Bir tarafta sevdiği Arisi, bir tarafta babası tarafından üvey annesine göz koymakla suçlanması.

Phaidra, düzenbaz, hileci bir kadın değildir. İsteğine ulaşmak için türlü entrikalar onda yoktur. Gerçeği saptırdığı için nedimesi ve sütninesi Oynone’e dahi kızar.  Bu da bizde, bir okuyucu olarak, ona karşı bir şefkat, yakınlık hissi uyandırır.  İntiharı, aşk içindir. Sevdiği adamın, ki bu ne kadar yanlış olsa da, başka birini seviyor olması düşüncesine katlanamaz. Çocuğu bie onu bu dünyada tutmaya yetemez. Tabi intiharında, zayıf davranıp Hippolytos’a aşkını itiraf etmesi, karşılık alamaması yanında, namuslu bir eş olamama da vardır. Theseus’a ihanet etmiştir, iikiyüzlü de davranamayacaktır. Sevdası kalbinde gömülü iken katlanılabilirdi belki buna, ancak hem nedimesi, hem Hippolytos, ve son olarak Kocası da öğrenince “sır”rını…

“Dertte yalnız olan biz, madem tanrı emri bu,
Sevmekte de değiliz hiç kimseye sorumlu”(Hippolytos, s.75)

Savaş kayan

…………..

Jean Racine (d: 1639 – ö: 1699) XVII. yy. Fransız edebiyatının önde gelen şairlerinden ve trajedi yazarlarından olan Racine iyi bir eğitim görmüştür. Özellikle Yunan trajedi şairi Euripides (Öripid)’ten etkilenen Racine, Fransız klâsik trajedisinin gelişmesinde büyük rol oynamıştır. XVI. Louis (Lui) döneminde saray tarihçiliğide yapmış olan Racine, eserlerinde Yunan mitolojisi, Filistin tarihi ve İngiliz saraylarından seçilmiş konulara yer vermiştir. Racine, eserlerinde genellikle tutkularına esir olmuş kişilere yer vermiştir.

Tanzimat Dönemi‘nde yaşayan Türk edebiyatçılar üzerinde de ekili olan Racine’nin, Andromaque (Andromak), Berenice (Berenis), BazanetIphigénie (bazane), (İfijeni) ve Phaidra (Fedra) adlı eserleri ünlüdür. kaynak:http://tr.wikipedia.org/wiki/Jean_Racine

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

 
%d blogcu bunu beğendi: