SAVAŞ

Boş zamanlarınızda kitap okumayın

Asi Ruhlar – Halil Cibran

Posted by savaska Mart 19, 2010

Asi Ruhlar – Halil Cibran
Anahtar Kitaplar yay. 2003
Çev.: Feyza karagöz , 144 sayfa
Warde Al-Hani, yaşça kendinden büyük bir adamla evlendirilen bir kadının sevdiği adama kaçması
ve suçlu kim tartışması; kadın mı, kadını bu duruma düşüren toplum mu…
“Kalabalığın arasından sürülenler, yanlışlığa ve baskıya isyan eden ruhlardır.Sürgün edilmeyi köleliğe tercih etmeyenlerin
özgürlüğü aslında özgürlük değildir
.” (s.29)
Mezarların Çığlığı; “Ve yasa, körlüğüyle ezlini uzatıp hepsini parçalamıştı.”(s.43)
Düğün Ziyafeti; “Kucaklaşmamıza uygun bir ziyafet aradık, ama geleneklerinizle daralttığınız,  cehaletinizle karartıp arzularınızla kirletiğiniz bu dünyada bulamadık.”(s.66)
“Sen, kör bir liderin elindeki kör bir adam gibi kendi aptallığını kendi yaratan bir ülkenin simgesisin”(s.67)
Asi Halil; “Cehalet içindeki halklar, en soylu çocuklarını yakalayıp zalimin zulmüne teslim eder; ülkeler kendilerini sevenleri ve kurtaranları gözden düşürüp onlara zulmetmekle beslenir.”(s.113)
“Taçlarını daha kolay korumak için Arap’a karşı Dürzi’yi kucakladılar, Sünni’ye karşi Şii’yi kışkırttılar, Kürt’ü Bedevi’yi boğazlamaya zorladılar, Müslüman’la Hristiyan’ı karşı karşıya getirdiler.”(s.139)(Tanıdık sanki!!!!)

Halil Cibran, meselesi olan bir adam, öykülerle meseller veren dir dahi….

Halil Cibran (d. 1883 – ö. 1931), Lübnan asıllı ABD’li ressam, şair ve filozof.

Cibran, 1883 yılında Lübnan’da doğdu. Eserleri ve düşünceleri dünya üzerinde geniş yankı uyandırdı. Şiirleri yirmiden fazla dile çevrilmiş olan Cibran aynı zamanda başarılı bir ressam idi. Resimlerinin bazıları günümüzde dünyanın birçok şehrinde sergilenmektedir.

Yaşamının yaklaşık son yirmi yılını ABD’de geçiren yazar, ölümüne kadar kaldığı bu ülkede eserlerini İngilizce yazmıştır.

Halil Cibran’ın en ünlü eserlerinden biri olan ve ilk kez 1923 yılında basılan “The Prophet” (Nebi) adlı eseri, toplam 26 adet şiirden oluşan bir karma şiir denemeleri kitabıdır. El Mustafa adındaki bir kahinin 12 sene kaldığı Orphalese şehrinden ayrılıp evine gitmek üzereyken bir grup halk tarafından durdurulması ve ana kahraman ile halk arasında insanlık ve hayatın genel durumu hakkında geçen konuşmalar kitabın kendisini oluşturmaktadır.Cibran’ın bu kitapta El Mustafa isimli şahsa verdiği bu isimle Muhammed’i işaret ettiğini iddia edenler vardır. Fakat kitaptaki metinler çoğunlukla Matta’ya göre İncil’in 5. bölümünde yer alan İsa’nın Dağdaki Vaaz’ıyla içerik ve üslup açısından benzerlik ve paralellik gösterir. Yazarın İnsanoğlu İsa adlı kitabındaki çalışmalar da dikkate alınırsa El Mustafa’nın Meryemoğlu İsa Mesih olabileceği iddiaları daha da güç kazanmaktadır.

Ermiş, kısaca şu konulara değinen alt bölümlere ayrılmıştır: aşk, evlilik, çocuklar, vermek, yemek ve içmek, sevinç ve üzüntü, ev ve evin önemi, giyecekler, alım ve satım, suç ve ceza, yasalar, özgürlük, sebepler ve arzular, acı, bilgelik, öğretme, arkadaşlık, konuşma, zaman, iyi ve kötü, dua, zevk, güzellik, din ve son olarak da ölüm.

Elvis Presley bu kitabın ve Cibran’ın bir hayranı olarak,Ermiş’in binlerce kopyasını dağıtmıştır.

Türkçeye Ayşe Berktay tarafından çevrilmiş, Alkım Yayınevi tarafından yayınlanmıştır.

Ermişin Bahçesi Halil Cibran’ın Ermiş kitabının devamı niteliğindedir. Türkçeye çevirisi R.Tanju Sirmen tarafından yapılmıştır. Yayın yılı 1999

  • Haberci
  • Gezgin
  • Deli
  • Ermiş
  • Ermişin Bahçesi
  • İnsanoğlu İsa
  • Sözler
  • Dünya Tanrıları
  • Asi Ruhlar
  • Kum ve köpük avare
  • Kaynak: http://tr.wikipedia.org/wiki/Halil_Cibran

    HALİL CİBRAN

    HALİL CİBRAN’dan Sözler:

    • Dünya kuruldu kurulalı bilinir: Aşk, derinliğinin farkına, ancak ayrılık saati gelip çattığında varır.
    • Siz çoksunuz, oysa ben tekim. Bana dilediğinizi söyleyin ve yapın. Dişi koyun gecenin karanlığında kurtların avı olabilir… Fakat kanı, vadinin taşlarında tan ağarıp da güneş yükselene değin duracak !
    Vadinin Perileri adlı kitabından alıntı
    • Baskıya başkaldırmayan kişi kendine karşı adaletsizdir.
    • Yoksa, ne çiçek açan ne de meyve veren bir ağaç mı olsaydım; çünkü verimli olabilmenin sancısı, kıraç olmaktan ağırdır; ve eli açık zenginin çektiği acı dilencinin sefaletinden beterdir…
    • Bir adam bir düş gördü ve uyandığında yorumcuya giderek düşünü kendisi için yorumlamasını istedi. Yorumcu adama dedi ki, bana uyanıkken gördüğün düşlerle gel ki anlamlarını söyleyebileyim. Ama uykunun düşleri ne benim bilgeliğime aittir ne de senin imgelemine…
    • Yalnız açığa çıkan ışığı görebiliyorsan,
      Yalnız söylenen sesi duyabiliyorsan,
      Ne görebiliyorsun,
      Ne duyabiliyorsun.
    • Bir elmanın yüreğinde gizlenen tohum görülmez bir elma bahçesidir. Ama bu tohum bir kayaya rastgelirse ondan hiçbir şey çıkmaz.
    • Biz sevinçlerimizi ve hüzünlerimizi onları yaşamadan çok önce tercih ederiz
    • Sırtını güneşe çevirirsen gölgenden gayrı bir şey göremezsin.
    • İnsanın hakikati, sana gösterdiğinde değil, gösteremediğindedir. Bundan ötürü onu tanımak istersen dediklerine değil, demediklerine kulak ver.
    • Hayatın bütün esrarını çözdüğün vakit ölümü arzularsın. Çünkü o da hayatın sırlarından biridir.
    • Kulağa gelen müzik tekse de, onu oluşturan notalar farklıdır.
    • Sahip olduklarınızdan verdiğinizde çok az şey vermiş olursunuz. Gerçek veriş kendinizden vermektir.
    • Öğrenimsiz akıl sürülmemiş tarlaya benzer.
    • Misafirler olmasaydı, evlerimiz mezara dönerdi.
    • Çünkü kişi, ölçüsüz ve sınırsız bir deniz gibidir.
    • ‘Tek doğruyu buldum’ değil, ‘Bir doğruyu buldum’ deyin.
    • Ne gariptir ki toplum olarak,aklı yavaş olana değil de ayağı yavaş olana,yüreği kör olana değil de gözü kör olana acırız…..
    • Almitra sözü aldı ve sordu:
      — Peki üstad; evlilik nedir?
      Cevap söyle geldi:
      — Siz birliktelik için doğmuşsunuz. Ölüm meleğinin beyaz kanatları sizi ayırana kadar ayrılmayacaksınız.Tanrı’nın sessiz tanıklığında bile beraber olacaksınız, ama birlikteliğinizde mesafeler bırakın; bırakın ki, cennetin rüzgarları aranızda dansedebilsin…birbirinizi sevin ama, aşk tutsaklığı istemeyin.. bırakın aşk, ruhunuzun kıyılarına vuran dalgalar gibi olsun… birbirinizin bardağını doldurun ama aynı bardaktan içmeyin; ekmeğinizden verin birbirinize ama aynı somundan ısırmayın… birlikte şarkı söyleyin;lakin birbirinizi yalnız bırakmayı da bilin, sazın telleri de yalnızdır ve armoni içinde aynı melodiyi seslendirir… birbirinize kalbinizi verin ama karşılıklı kilitleyip saklamak için değil! sadece hayatın eli o kalbi saklar! birlikte durun, ama yapışmayın, tapınakların sütunları da bitişik değildir! ve unutmayın; meşe ile çınar birbirlerinin gölgesinde büyümezler… (kaynak: http://tr.wikiquote.org/wiki/Halil_Cibran)
    Reklamlar

    Bir Cevap Yazın

    Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

    WordPress.com Logosu

    WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

    Twitter resmi

    Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

    Facebook fotoğrafı

    Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

    Google+ fotoğrafı

    Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

    Connecting to %s

     
    %d blogcu bunu beğendi: