SAVAŞ

Boş zamanlarınızda kitap okumayın

haksız Yönetime Karşı & Tembellik Hakkı

Posted by savaska Mart 27, 2010

Haksız Yönetime Karşı – Henry David Thoreau & Tembellik Hakkı – Paul Lafargue,  Cumhuriyet Kitap, Çev. Vedat Günyol, 112 s.

“En iyi hükümet en az yöneten hükümettir.”

“Devlet, bütün gücünün ve yetkesinin kaynağı olan insan tekini daha yüce ve daha bağımsız bir güç olarak kabul etmedikçe ve ona bu yolda davranmadıkça, gerçekten özgür ve aydın bir devlet hiçbir zaman olmayacaktır.”

“Tüm bireysel ve toplumal yoksulluk, çalışma tutkusundan doğmuştur(s.74)

“İşçi sınıfı,  kendi gücünün bilincine varmak için, Hristiyan ahlakının, ekonominin, liberal düşüncenin önyargılarını ayaklar altına almalıdır. Doğal içgüdülerine dönmeli; kentsoylu devriminin metafizikçi savunucularının hazırladığı veremli İnsan Hakları’ndan binlerce kez daha kutsal olan Tembellik Hakkı’nı ilan etmeli, günde üç saatten çok çalışmamaya kendini zorlamalı, günün ve gecenin geri kalan saatlerinde tembellik etmeli ve tıksa basa yemeli.”(s.87)

ÖNSÖZ
  Henry David Thoreau (1817-1862), Massachusetts Devleti’ne bağlı Concord adlı küçük bir kasabada doğup büyüyor, dört yıllık Harvard Üniversitesi’ndeki öğrenimle birkaç kısa gezi dışında, bütün ömrü orada geçiyor. Harvard’ı bitirir bitirmez bir ortaokula öğretmen oluyor ama, öğrencilere dayak atmadığı için okul yöneticileriyle kavga edip ayrılıyor. Bir iki hafta süren öğretmenlik bu mesleğe bağlanmasına yetiyor ve kardeşiyle birlikte özel bir okul açıyor. Zamanı için ileri bir adım olan dayaksız eğitim sistemini uygulayan okulu büyük ilgiyle karşılanıyor. Ne yazık ki, iki buçuk yıl sonra, kardeşinin ölümü üzerine Thoreau okulu kapatmak zorunda kalıyor. Thoreau o sıralarda ünlü filozof Emerson’la tanışıyor ve bir süre onun evinde kalıp yazmanlıktan bahçıvanlığa kadar her türlü işte çalışıyor. Bir ara, köleliği sürdürüyor ve Meksika’ya karşı açtığı haksız savaşı durdurmuyor diye Amerikan yönetimine kızıp onunla hiçbir ilişkisi olmadığını belirtmek için vergi vermekten kaçınıyor ve bu yüzden hapse atılıyor. “Haksız Yönetime Karşı” adlı yapıtı, bir gecelik hapisliğin verdiği öfkeyle yazıyor. Thoreau bu kitapçıkta yurttaşlarına şu öğüdü veriyor: İnsan, toplumsal bir kurumun haksızlık ettiğini görür ve buna içten inanırsa, karşı koymalıdır ona. Thoreau’nun salık verdiği karşı koyma savaşsız, “bıçaksız kamasız” bir direnmedir. Gandhi, sonradan satyagraha adını vereceği savaşsız direnme öğretisini bu yapıtçıktan esinlenerek geliştirmiştir. Daha Cambridge’de öğrenciyken büyüsüne kapıldığı bu yapıtı ana diline çevirip yurttaşlarına dağıtan Gandhi, Thoreau’nun öğretisini Güney Afrika’da, sonra da 1914’te Hindistan’da uygulamış, büyük bir başarı elde etmişti. Aslında, Thoreau bu sessiz direnme yolunu Hint kaynaklarından, özellikle Bhagavad-Gita’dan esinlenerek ortaya sürmüştü. Kökünü Hindistan’dan alan bir düşünce, böylece bir Batı dilinde biçimlenerek, dönüp dolaşıp yine Hindistan’ı bulmuş oluyordu. Yalnızca şu ayrımla ki, yurttaşlarını haksız bir yönetime karşı tek tek kafa tutmaya çağıran Thoreau’ya karşılık, Gandhi bu bireysel çağrıyı koca bir ulusa mal edip onu İngiliz İmparatorluğu’na karşı politik bir eylem aracı olarak kullanabilmişti.
  Thoreau’nun yaşamında en önemli olaylardan biri de, topluma küsüp bir süre tek başına ormanda yaşamasıdır. Walden Gölü kıyısında kendi eliyle yaptığı bir kulübede, “Devlet’ten uzak” olmanın hazzı ve çılgınca sevdiği doğayla baş başa kalmanın sevinci içinde iki yıl yaşayan Thoreau Concord’a Walden ya da Ormanda Yaşam adlı ünlü yapıtıyla dönüyor. Bu yapıtta doğa üzerine yer yer ozanca, yer yer de filozofça eğilen Thoreau, yurttaşlarına, bir insanın Devletle bu yoldan da ilişkisini kesip kendi başına “bir lokma, bir hırka” yaşayabileceğini göstermek istemişti.
  Thoreau, Amerika’da kölelik sorununu kendine dert etmişlerin başında gelir. Bu yoldaki asıl savaşı Kansaslı John Brown adında bir dava adamını tanımasıyla başlar. John Brown kölelikle savaşı bağnazlığa vardıran bir adam. Köle kullanan beş komşusunu soğukkanlılıkla öldüren bu yarı deli ama içten adamın etkisinde kalan Thoreau, köleliği kaldırmaya çalışan Kuzey’le, rahatını hatta lüksünü köle kullanmakla sağlayan Güney arasında patlak verip Amerika’yı kana bulayan kardeş kavgasının birinci yılında veremden ölünceye kadar bu adamı destekliyor. Harper’s Ferry diye anılan bir baskınla ordunun silahlarını ele geçirip üs kuran ve kölecilere dehşet salan John Brown yakalanıp sorguya çekildiği zaman, Thoreau büyük bir ataklıkla onu destekliyor. “John Brown’ın Son Günü” adlı savunusu Thoreau’nun en çok anılan yazıları arasında yer alır.(kitap’tan…)
Hanry David Thoreau (12 Temmuz 1817 Concord, Massachusetts’de doğdu – 6 Mayıs 1862 aynı yerde öldü), ABD’li yazar, düşünür ve çevreci.

1817 yılında Massachusetts eyaletine bağlı Concord’da doğdu. Harvard Üniversitesi’nden 1837 yılında mezun oldu. Hiçbir zaman geleneksel bir öğrenci olmamıştı, okul yıllarında transandantalizme ve Ralph Waldo Emerson’a olan ilgisi başladı. Harvard’dan mezun olunca bir süre babasının dükkânında çalıştı, daha sonra bir okulda öğretmenlik yaptı. Düşüncesel anlamda fazlasıyla etkisinde kaldığı, ve ömür boyu dostu olacak Emerson 1841’de onu evine davet etti, ve Thoreau 1843’e kadar sık aralıklarla Emerson’da kaldı. Emerson’ının asistanı gibiydi, The Dial isimli transendentalist dergiye şiir ve nesirleri ile katkıda bulundu. 1845 yılında Concord şehrinin dışında bulunan Walden Gölü kıyısında, Emerson’a ait olan bir arazinin üstüne bir kulübe inşa etti. Burada geçirdiği iki yılın meyvesi olarak “Walden” kitabını yazdı. Walden gölünün kıyısında geçirdi doğayla bütünleşik ama yalnız iki yılın bir diğer meyvesi de, 1849’da yayınlanan, “A Week on the Concord and the Merrimack Rivers” (Concord ve Merrimack Irmakları Üzerinde Bir Hafta) idi. Thoreau’nun sağlığında yayımlayabildiği sadece bu iki kitabı vardır. Diğer eserleri ve günlükleri ölümünden sonra yayınlanmıştır.

1854’de yayınladığı başyapıtı “Walden” Amerikanın en önemli entelektüel akımlarından biri olan New England Transendentalizmi için bir örnek eserdir. Eserde yer alan çevre konusundaki düşünceler ise modern çevreciliğin ve çevre korumanın en önemli satırlarıdır diyebiliriz. Amerikan düşünce tarihi, transendentalizm ve naturalizmde bıraktığı izler ne kadar önemliyse, “Sivil İtaatsizlik” (Civil Disobedience, 1849) isimli makalesi de siyasi tarihe bıraktığı iz de o kadar önemlidir. Meksika savaşı yüzünden, ki ona göre bu savaş sadece köleliği geliştirmek içindi, ödemeyi reddettiği vergi sonucu hapiste geçirdiği bir gece, onun “Sivil İtaatsizlik” isimli makalesini yazmasına neden olmuştur. Daha sonraları Gandhi’nin en büyük ilham kaynağı olacak bu makale Thoreau’nun belki de en ünlü eseridir. Gandhi’nin dışında Tolstoy ve Martin Luther King gibi önemli isimler de Thoreau’nun düşüncelerinden ve eserlerinden ilham almışlardır.

Thoreau, 1862’de, birkaç küçük gezi ve Harvard’daki öğrencilik dönemi dışında hiç ayrılmadığı Concord şehrinde, geçirdiği tüberküloz yüzünden vefat etmiştir. Bütün eserleri 20 cilt halinde 1906’da basılmıştır.kaynak: http://tr.wikipedia.org/wiki/Henry_David_Thoreau

TEMBELLİK HAKKI
Paul LAFARGUE

Fransız siyaset adamı Paul Lafargue’ın “Tembellik Hakkı” adlı yapıtı ilk olarak 1883’te basılmış, “Komünist Manifesto” dan sonra 1917 Sovyet Devrimi’ ndeki en etkili eseri sayılmış.

Yazar Lafargue’ ın siyaset adamlığı dışındaki en önemli özelliği Karl Marx’ ın güveyi olması. Bu özellik kendisine de kitabına da olan ilginin artmasını sağlıyor. Yaşam görüşü doğal olarak Marx’ın çizgisinde olan Lafargue, Fransız Toplumculuk tarihinde Marksizmi ülkeye ilk getiren düşünür, bir eylem adamı olarak tanınıyor.

“Tembellik Hakkı” nda, 19. Yüzyılın sonlarında 17 saate varan çalışma süreleri üzerine bir kuram hazırlayan yazar, bu yolla anamalcılıkla kentsoyluluğun işçi sınıfını büsbütün köleleştirmeyi amaçladığını söylüyor. İşçilerin giderek aşırı çalışma bağımlılığına tutulduğunu, bunun sonucu oluşan aşırı üretimin de büyük savaşlara, sömürgeciliğe yol açacağını savunuyor. Makinelerin de işin içine girmesiyle, çalışma süresinin en fazla 3 saat olması gerektiğini, böylece toplumsal hiyerarşi, bölüşüm ile organizasyonda önemli değişimler olacağını belirten Lafargue, kitabının bir bölümünde şöyle diyor: “Hala anlamıyorlar makinenin insanlığın kurtarıcısı olduğunu; insanı aşağılık ve ücretli işlerden kurtaracak olan, azat eden, boş zaman ve özgürlük veren tanrı olduğunu…” (http://www.toplumdusmani.net/modules/wfsection/article.php?articleid=683)

Paul Lafargue (1842-1911); Fransız uyruklu düşünür ve eylem adamı. Küba’nın Santiago kentinde doğdu. Dokuz yaşındayken ailesiyle birlikte göçtüğü Fransa’da Tıp Akademisi’ne yazıldı. Üniversitede, kralcı hükümete karşı giderek genişleyen gençlik devinimine katıldı. Yine aynı dönemde yoğun bir okuma uğraşına daldı. Hegel’den Feuerbach’a, Fourier’den Comte’a kadar pek çok düşünürün yapıtlarını okumasına karşın, özellikle Proudhon’dan etkilendi.

1865’te Marx’la tanışmasının, üzerindeki Proudhon etkisinin kırılmasında büyük rolü oldu. Marx “yakışıklı, zeki, enerjik ve sportif” bulduğu bu gencin, kızı Laura’yla evlenerek aileye katılmasına da izin verdi.

Siyasal etkinlikleri nedeniyle Akademi’den uzaklaştırılınca, öğrenimini Londra’da tamamladı ve karısı Laura’yla birlikte yeniden Paris’e döndü. Art arda üç çocuğunu da yitirmesi üzerine tıptan soğudu; kendini tümüyle sosyalist düşünce ve eyleme adamaya karar verdi. Fransız Sosyalist Partisi’nin kurucuları arasında yer aldı, işçi devinimlerinin örgütlenmesine yazılarıyla katkıda bulundu.

1911 yılında karısıyla birlikte kendini öldürdü. Yaşlılığın, beden ve zihin güçlerini azar azar kemirdiğini görmek istemeyen Lafargue, yetmiş yaşını aşmamak üzere kendine verdiği sözü tutmuş oluyordu. (http://tr.wikipedia.org/wiki/Paul_Lafargue

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

 
%d blogcu bunu beğendi: