SAVAŞ

Boş zamanlarınızda kitap okumayın

Sözcükler – Jean Paul SARTRE

Posted by savaska Mart 28, 2011

Sözcükler – Jean Paul SARTRE, Otobiyografi, Çev. Selahattin Hilav, Can Yay. 2010, 197 sayfa

Kitap, Okumak ve Yazmak olarak iki bölümden oluşuyor. Sartre’ın iç döküşü. Sartre’a yolculuk, bir çeşit.

“İyi baba yoktur ve bu bir kuraldır; ama bu kusur yüzünden erkekler değil, çürümüş babalık bağları suçlanmalıdır. Dünyaya çocuk getirmekten daha iyi ne  var, ama bazı çocuklara sahip olmak ne büyük haksızlık!”(s.18)

“Komut vermekle komutlara itaat etmek aynı şeydir.”(s.19)

“Ben hayatıma nasıl başladımsa öyle öleceğim kuşkusuz; hep kitapların arasında.”(s.34)

“Benim gözümde ölmemişti onlar, daha doğrusu tam anlamıyla ölmemişlerdi; kitaplara dönüşmüşlerdi. Corneille, pürtüklü kırmızı yüzlü, deri kapaklı ve zamk kokan şişman br adamdı.”(s.54)

“Hakiki bir varlık olma şansımı farkına varmadan kaybetmiştim(s.62)….Aptallaşmış bir haşere gibi inançsız, yasasız, akılsız ve amaçsız olarak aile komedisine sığınıyordum; bir hal kırıklığından ötekine dönüyor, koşuyor, uçuyordum….Bir köpeğim ben: Esniyorum, gözümden yaşlar akıyor..(s.74)”

“…ölüm, deliliği sonuna kadar götürmek ve onun tarafından yutulmaktı.”(s.76)

“Hayat ne denli saçmaysa, ölüm o denli az tahmmül edilebilirdir. Tanrı beni bu sıkıntılardan kurtaracaktı, imzalı bir şaheser olacaktım en;… Din denen şeyin farkındaydım, onu özlüyordum ve çare oydu….. Ama daha sonra, bana öğretilen bu herkesin tanrısında, ruhumun beklediği tanrıyı bulamadı; ben bir Yaradan arıyordum, ama bana bir Büyük Patron sunuluyordu.”(s.77)

“Herkes tarafından tapınılan, kişisel olarak bir yana itilen ben, geri çevrilmiş bir maldım ve yedi yaşında, henüz var olmayan kendimden başka bir sığınağım yoktu. Ben, emekleme çağındaki yüzyılın can sıkıntısını içinde yansıttığı bomboş bir aynalar sarayıydım.”(s.87)

“Yücegönüllülük, tıpkı cimrilik ve ırkçılık gibi, içimizdeki yaraları iyileştiren ve sonunda bizi zehirleyen bir merhemden başka bir şey değildir.”(s.87)

“..eğer bir demir yüzyılında, hayatı bir epope sanma budalalığını göstermişsem, bunun nedeni, benim bir yenilginin küçük torunu olmamdı.”(s92)

“Görünen bir düşmanı olamayan burjuvazi, kendi gölgesinden korkmaktan haz guyuyordu.”(s.116)

“Yazarak varoluşuyordum…”(s.120) “…büyükbabam, beni edebiyata, ondan vazgeçirmek için harcadığı çaba yüzünden atmıştı.”(s.127)

“Aşk belasından kurtulup “Doğrusu hiç de tipim olmayan bir kadın için hayatımı ziyan ettim!” diye iç geçiren Swann’a benziyorum.”(s.127)

“Bu kitapları çoğunlukla kendime, yani herkese karşı yazdım….Bana buyurulanlar derimin altına dikilmiştir; bir gün yazmasam, yara zonklar; eğer çok kolaylıkla yazarsam, yine zonklar….insan kendi dilinde konuşur, yabancı dilde de yazar…..Okur, benim, çocukluğumdan ve pndan arta kalan her şeyden nefret ettiğimi anlamıştır: Beni irkilten ve masama sürükleyen büyükbabamın sesi, o mekanik ses, benim sesim olmasaydı ve yedi ile sekiz yaş arasında baş eğme içinde o sözde görevi ukalalıkla benimsemiş olmasaydım, kulak vermeyecektim o sese.”(s.128)

“edilgen ve bir anlık hayatı olan bir yaratık olarak ben, gözü kamaşmış bir sivrisinekten başka bir şey değildim; bir ışığa yakalanmıştım, çalışma odasını terkediyor ve ışıkları söndürüyordum. Ama karanlıklar içinde görünmez halde olan kitap tek başına kıvılcımlar saçıp duruyordu.”(143)

“Yaşamayı sevmediğim için ölüm benim başdönmemdi.”(150)

“Raslantı beni insan yapmıştı, gönül yüceliği de kitap yapacaktı.”(151)

“Yaşanıyor ve ölünüyordu; kimin yaşadığı, kimin öldüğü bilinmiyordu; ölümden bir saat önce hala canlıydı insan.”(153)

“İlk kompozisyon ödevinde sonuncu oldum……Kanunların demokratik soğukluğuyla bütün herkese hitap eden bu resmi ve tepeden inme dersler, rahatsız ediyordu beni.”(s.171)

“Her zaman, evrenden çok kendimi suçlu bulmayı tercih ediyordum; ama iyi huyluluktan ötürü değil, her zaman kendi kendimin efendisi olmak için.”(s.182)

“…. bir elimle mezarıma, öteki elimle beşiğime dokunarak…”(s.189)

“Yazmak, uzun süre ölümden ya da kılık değiştirmiş Din’den, hayatımı raslantının elinden kurtarmasını istemek anlamına gelmişti. Kilisedendim ben. Bir militan olarak eserlerle kurtarmaya çalıştım kendimi.”(s.194)

“Bütün insanlardan yapılmış ve hepsi kadar değeri olan ve herkesin kendisi kadar değerli olduğu bir adam işte!”(s.197)

Roquentin’dim ben…….

 

Sözcükler, (Fransızca: Les Mots) Jean-Paul Sartre’ın özyaşamöyküsü.

Birçoklarınca Jean-Jacques Rousseau’nun ünlü İtiraflar’ıyla kıyaslanmıştır. Sartre’ın 59 yaşında kaleme aldığı ve alışılmış özyaşamöykülerinden apayrı bir nitelik taşıyan bu kitap, bir yazarın kendi çocukluk çağını görülmemiş bir cesaretle yorumlaması açısından bir başyapıttır. Şaşı ve ufak tefek olduğu için yaşıtlarınca dışlanan küçük Sartre’ın “sözcükler”e sığınması ve kendisini dışlayan dünyayı düşlerinde yeniden yaratmaya çalışması, edebiyat ve felsefeyle yaşamı boyunca sürecek aşk ilişkisinin derinliklerdeki ipuçlarını bağrında taşır. Aslında Sartre, Sözcükler’de, çocukluk anılarından yola çıkarak edebiyatın ve dilin insan yaşantısındaki yararını keşfeder ve değerlendirir.(vikipedi)

 

 

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

 
%d blogcu bunu beğendi: