SAVAŞ

Boş zamanlarınızda kitap okumayın

yarın… yarın… – Pınar Kür

Posted by savaska Eylül 22, 2011

YARIN… YARIN… -PINAR KÜR
Yazko yay. 1980, 295 sayfa

Bir dönem romanı. bir aşk üçgeni. Yanlış yaşanmış bir hayattan bilinçlenmeye doğru:  Seyda. Selim-Seyda-Oktay. Olaylar 1970 yılında geçiyor. Darbe, işkence, kaybeden Türkiye….

“Seyda hiçbir şey demeden koltuğun üstünde ayağa kalkıp demeti kollarıyla sarmak istedi, beceremedi. Çok kocamandı demet. Tuttu, balonları birer birer ana ipten kurtarmaya koyuldu. Kurtulan balonlar odanın her bir yanına uçuşarak yükseldiler. Sonunda tavan bir uçtan bir uca rengarenk balonlarla kaplanmış oldu. Seyda yeniden yerine oturdu. ‘Gel şimdi’ diye uzandı selim’e. Ona sımsıkı, incecik kollarının tüm gücüyle sarıldı.”

eğitimli, gelişmeye açık bir ailenin kızı. Ona göre de iyi bir eğitim alıyor.
İngiltere ve Amerika’da hem eğitimini tamamlıyor hem de yabancı dili, o dilin
ana vatanında öğPınar Kür, kültürlü,
renme şansını yakalıyor. Yurt dışında bulunduğu dönemlerde
annesinin, çocuklarını Türkçe’den uzak bırakmadığını, onlara Türk edebiyatının
usta kalemlerinden eserler okuttuğunu Pınar Kür şöyle dile getiriyor: “Annem hep
Nâzım Hikmet’ler, Sait Faik’ler, Ahmet Hamdi Tanpınar’lar okutuyordu bize. O
yüzden hiç kopmadık dilimizden .”

Pınar Kür, yazarlığı bir
hayat biçimi olarak tercih etmediği dönemlerde -yurt dışında aldığı eğitim
süresince- tiyatro eleştirmenliği üzerine çalışmalarını sürdürür. Ancak
Türkiye’ye döndükten sonra, dramaturg olarak çalıştığı günlerde, yazarlığı
seçerek “Yarın Yarın” adlı romanını yazmaya başlar. Atilla İlhan’ın yayımlamaya
cesaret etmesiyle basılan Kür’ün ilk kitabı “Yarın Yarın”, yazarın hayatının bir
özeti gibi. Pınar Kür, “Yarın Yarın” adlı romanının bir çeşit iç dökme
olduğundan, otobiyografik romana yakınlığından söz ediyor.

Pınar Kür, kitaplarının
hepsinde akıcı bir dil kullanmış ve birçok yazarın kitaplarında değinmeye
çekindiği konuları işlemiş. Bundan dolayı da başı çok ağrımış. “Yarın Yarın”,
“Asılacak Kadın”, “Bitmeyen Aşk” romanları o dönemdeki toplumun yaşayış biçimine
uygun görülmediği için yasaklanmış. Pınar Kür’ün, kitaplarını kaleme alırken
sansüre gitmeden her şeyi olduğu gibi –yaşamdaki gibi– anlatmaktan
çekinmemesinin etkenlerinden biri de yurt dışında eğitim alıp, orada yaşamış
olması.

Pınar Kür, mutlu olan, hayata
itirazı olmayan insanın yazamayacağını söylüyor. Buna paralel olarak kendisi de
gördüklerini, değiştirmek istediklerini dile getiren kitaplar yazmış. Her
söylenene de kulak asmayıp, doğru bildiği şekilde yaşamış. Bu yüzden de pek çok
tepkiyle karşılaşmış. Onun yazdıklarına sıcak bakanlar da olmuş. (kaynak)

Geçmiş bugünün aynası mıdır her zaman? Çalışıp didinip kurduğumuz ya da sadece bize verilenlerle oluşturduğumuz gelecek nasıl taşır insanı yarına? Yaşam koca sürprizler, koca belki’ler, koca pişmanlıklarla doluyken, aniden karşınıza çıkan bir yüz ya bütün planlarınızı raydan çıkarırsa?..

Yarın Yarın, bir 12 Mart romanı. Seyda, Selim, Oktay ve Aysel o dönemin insanları. Radikal siyasi oluşumlarda yer alan Selim de, politikayla hiçbir ilgisi olmayan Seyda da, Seyda’nın zengin kocası Oktay ve onun metresi Aysel de bambaşka hayatlar sürdürüyor olmalarına rağmen etkileniyorlar darbe denen fırtınadan. Bu fırtına, her birinin içindeki çalkantıyı katmerliyor…

İlk kez 28 yıl önce yayınlanan Yarın Yarın, Türkiye tarihindeki çok önemli bir olayı yeniden gündeme getirmekle birlikte, zamanın iyi romanları asla eskitemediğinin de somut bir örneği. (EVEREST YAY. ARKA KAPAK)

http://www.sinematurk.com/film_genel/6699/Yarin-Yarin

http://www.imdb.com/title/tt0428058/

PINAR KÜR: 15 Nisan 1945’te Bursa’da doğdu. New York’ta kolej eğitimi gördü. Robert Kolej Yüksek Dil Bölümü’nü bitirdi. 1969’da Fransa’da Sorbon Üniversitesi’nde “Yirminci yüzyıl tiyatrosunda gerçeklik ve yanılsama” konusunda doktora verdi. 1971-1973 arasında Ankara’da Devlet Tiyatrosu’nda dramaturg olarak çalıştı. İstanbul’a yerleşti. 1979-1985 arasında İstanbul Üniversitesi Yabancı Diller Yüksek Okulu’nda öğretim görevlisi olarak çalıştı. Bilgi Üniversitesi’nde öğretim görevlisi. Genç yaşta şiir ve tiyatroyla ilgilendi. İlk öyküleri 1971’de “Dost” dergisinde yayınlandı. Cumhuriyet, Yazko-Edebiyat, Hürriyet Gösteri, Milliyet Sanat Dergisi gibi gazete ve dergilede yayınlanan öyküleriyle ünlendi. 1979’da yayınlanan ve 12 Marrt dönemini anlatan “Yarın Yarın” romanıyla dikkat çekti. İlk dört romanı için toplatma ve imha kararı çıktı. Mahkeme kararıyla aklandı.  Lisans eğitimini Queens College ve Boğaziçi Üniversitesi’nde tamamladıktan sonra Sorbonne Üniversitesi’nde Karşılaştırmalı Edebiyat üzerine doktora yaptı. “Bitmeyen Aşk” adlı romanı “müstehcenlik” gerekçesiyle toplatıldı. İstanbul Üniversitesi Yabancı Diller okulunda ingilizce okutmanı oldu.

ROMAN:
Yarın Yarın (1976)
Küçük Oyuncu (1977)
Asılacak Kadın (1979)
Bitmeyen Aşk (1986)
Bir Cinayet Romanı (1989)
Sonuncu Sonbahar (1992)
ÖYKÜ:
Bir Deli Ağaç (1981)
Akışı Olmayan Sular (1983)
Hayalet Hikyeleri (2004)

ÖDÜLLERİ

1984 Sait Faik Hikaye Armağanı, Akışı Olmayan Sular ile

 

 

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

 
%d blogcu bunu beğendi: