SAVAŞ

Boş zamanlarınızda kitap okumayın

Hernani – Victor Hugo

Posted by savaska Ekim 28, 2011

Hernani – Victor Hugo, Mitos-Boyut, 2009,156 sayfa, Türkçesi: Gülay Oktar Ural

“Dinleyin şimdi.
Üç aşık var hikayede:
Bir kral, adamlardanbiri
İdamlık bir haydut ikincisi,
Ve bir dük diğeri.
Fethetmeye çalışmakta her biri
Aynı kadının kalbini.
Peki kim kazanıyor dersiniz sonunda?
Haydut tabii ki.” (s.130)

Don Carlos, kral olur ve vazgeçer Dona Sol’den, Hernani’yi dük yapar, mutluluklar diler Hernani’ye.
Dona Sol’un amcası Don Ruy Gomez, memdun olmaz bu duruma, çünkü o da evlenmek istemektedir öz yeğeniyle.

“Aşk ve para
Hileli zar kullananlarındır daima.”(s.130)

“En çok hatırlayan, kanlı bir yara taşıyandır göğsünde
Zalim unutur ettiği hakareti,
Hakarete uğrayanınsa fırtınalar kopar yüreğinde.”(s.124)

Azraili olur bu sevginin amca Don Ruy Gomez, tutnasını ister verdiği sözü Hernani’den, ölmektir verdiği söz Hernani’nin.
Dona Sol içer önce zehri, sunar geri kalanını Hernani’sine.

“HERNANİ: Bu zehir doğrudan ölüme götürecek bizi.
DONA SOL: Zaten birlikte uyumayacak mıydık bu gece?
Hangi yatakta olduğu fark eder mi?”(s.153)

ölünce sevgililer, amca bey de öldürür kendini.

Victor-Marie Hugo (d. 26 Şubat 1802 Besançon – ö. 22 Mayıs 1885 Paris) Fransız şair, yazar, devlet adamıdır.: Victor Hugo 26 Şubat 1802’de Fransa’da doğdu. Liseyi bitirdikten sonra kendini tümüyle edebiyata adadı. 1824 yılında Fransız coşumcularının (romantikler) yayın organı olan La Muse Française dergisini kurdu. Cenacle adını taşıyan coşumcu sanatçılar çevresinin üyesi ve onun odak noktası oldu. 1830-1843 arasında en verimli dönemlerinden birini yaşadı. Romanları, tiyatro yapıtları ve şiirleriyle başarıdan başarıya koştu. 1831’de Notre Dame de Paris (Paris’in Notredame Kilisesi) adlı büyük romanını yayımladı. 1841 yılında Fransız Akademisi’ne üye seçildi. Çok sevdiği kızı Leopoldine’nin 1843’de kazayla boğularak ölmesi üzerine 1852’ye dek yeni yapıt vermedi. 1848 Devrimleri’nden sonra parlemento üyeliğine seçildi. 3. Napoleon’un hükümet darbesini engellemeye çalıştı, başaramayınca 1851 yılında Belçika’ya kaçmak zorunda kaldı.

Ateşli bir demokrasi ve cumhuriyet yanlısı olarak imparatorluk rejimini eleştiren yapıtlar yazdı. 1855-1870 arasını küçük bir İngiliz adası olan Guernsey’de geçirdi. O dönem yazarlığının en üretken yılları olmuştur. 1862 yılında başyapıtı olan Les Misérables (Sefiller) adlı romanını yayımladı. Bunu 1866’da Les Travailleurs de la Mer (Deniz İşçileri) ve aynı yıl L’Homme qui Rit(Gülen Adam) gibi önemli romanları izledi.

Fransa’da Cumhuriyet yeniden kurulunca Paris’e döndü. Ulusal Meclise seçildi. Artık Fransa’nın en gözde kişilerinden biriydi. Paris Komünü’nün ezilmesinden sonra komüncülerin bağışlanması için çok uğraştıysada sonuç alamadı. Giderek siyasal ve toplumsal yaşamdan elini eteğini çekti.

1885 yılında ölüm döşeğinde iken;

“Tanrı’ya inanıyorum, ahirete inanıyorum; fakat hiçbir kilise papazını başımda istemiyorum. Beni seven bütün dünya insanlarının gönülden dualarını bekliyorum. Bu benim için kafidir.”

diyerek 22 Mayıs 1885 yılında hayata gözlerini yummuştur. kaynak

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

 
%d blogcu bunu beğendi: