SAVAŞ

Boş zamanlarınızda kitap okumayın

Bozkırkurdu – Hermann Hesse

Posted by savaska Nisan 16, 2012

Bozkırkurdu – Hermann Hesse, Afa Yayınları, 1997, Çev. Kamuran Şİpal

Her çağ, her uygarlık, her gelenek ve görenek kendine özgü bir üslubu içerir, kendisine yaraşır incelikleri ve sertlikleri ve acımasızlıkları vardır. Kimi acıları pek doğal karşılar, kimi kötülükleri sabırla sineye çeker. Ne zaman ki iki çağ, iki uygarlık ve iki din birbiriyle kesişir, işte o zaman insan yaşamı gerçek bir acıya, gerçek bir cehenneme dönüşür. Ortaçağ’da yaşayacak antik dünyanın insanı havasızlıktan içler acısı bir şekilde boğulup giderdi, bizim uygarlık ortamında bir ilkelin havasızlıktan boğulup gideceği gibi tıpkı. Öyle çağlar vardır ki, bütün bir kuşağın insanları iki çağ, iki ayrı yaşam üslubu arasında sıkışıp kalır, her türlü doğallık, her türlü gelenek ve görenek, her türlü korunmuşluk ve suçsuzluk çıkıp gider elden. (s.25)

Amaçlarından hiç birini paylaşmadığım, sevinçlerinden hiç biri bana bir şey söylemeyen bir dünyanın ortasında bir bozkırkurdu ve sefil bir münzevi olmayıp ne yapacaktım! (s.32)

İstesem ulaşabileceğim, benim dışımda binlerce kişinin ele geçirmek için itişip kakıştığı, uğraşıp didindiği bu neşe ve sevinçleri anlamam ve paylaşmam olanaksız. Beri yandan, benim o şenlikli saatlerimde yaşadıklarımı, benim için haz, yaşantı, cazibe ve huşu olan şeyleri dünya tanısa tanısa sanat yapıtlarından tanıyor, sanat yapıtlarında arayıp seviyor onları. Yaşamın içinde ise hepsini kaçıkça buluyor. Ve doğrusu dünya haklıysa, kafeteryalardaki bu müzik, bu kitlesel eğlenmeler, az şeyle yetinen bu Amerikalılaşmış insanlar haklıysalar, o zaman ben haksızım demektir, o zaman kaçık biriyim ben, o zaman sık sık kendime verdiğim isimle bir bozkırkurduyum, yolunu şaşırıp kendisine yabancı ve anlaşılmaz bir dünyada gözünü açan bir hayvanım… (s.33)

Sanırım on dakika kadar bir gazeteye göz attım, başkalarının sözlerini ağzında uzun uzadıya çiğneyip tükürükle yoğurduktan sonra yutan, ama sindirmeksizin yine kusup atan sorumsuz bir insanın düşüncelerinin gözlerimden geçip varlığımdan içeri girmesine göz yumdum. (s.37)

Bazıları kendisine başkalarına benzemeyen kibar ve zeki bir insan gözüyle bakıp seviyorlarsa da sonradan dehşete düşüp düşkırıklığına uğruyor, çünkü ansızın onun içinde bir kurdun yaşadığını anlıyorlardı. (s.47)

Kendini asla para için, rahat bir yaşam için satmamış, asla kadınlara ya da güç sahiplerine kendini peşkeş çekmemişti; özgürlüğünü koruyabilmek uğruna bütün dünyanın gözleri önünde kendi çıkarına ve mutluluğuna yüzlerce kez sırt çevirmiş, elinin tersiyle bunları bir kenara itmişti. Bir yerde memurluk yapmak, günü ve yılı belli zamanlara bölerek yaşamak, başkalarının sözünü dinlemek düşüncesi kadar iğrenç ve korkunç bulduğu bir başka şey daha yoktu. (s.50)

İçlerinde pek çok parçadan oluştukları sezgisi beliren ve kişiliklerinin bir bütünlük taşıdığı kuruntusunu her dahi gibi aşarak, pek çok ben’den bir çıkın oluşturduklarını duyumsayan kişiler bunu açığa vurmayagörsün, hemen çoğunluk kendilerini deliğe tıkacak, bilimi yardıma çağırıp onlara şizofreni damgasını vuracak ve böylelikle insanlığın üzerine kol kanat gererek söz konusu talihsiz kişilerin ağzından gerçeğin sesini işitmek zorunda kalmamasını sağlayacaktır. (s.64)Beden olarak her insan tektir, ruh olarak asla. (s.64)

“Bir insan çok üzgünse, dişi ağrıdığı ya da para kaybettiği için değil, her şeyin gerçekte nasıl, yaşamın nasıl şey olduğunu hissettiği için üzgünse, gerçekten üzgün demektir, işte o vakit biraz hayvana benzer, o zman üzgün görünür, ama her zamankinden daha gerçek ve güzeldir bu üzüntü. Öyledir işte, senin de Bozkırkurdu, ilk gördüğümde böyle bir halin vardı.”(s.124)

“Bir saat kadar düşünüp taşınmak, gözllerini bir süre kendi içine çevirip dünuadaki bozuk düzende, işte buna kimse yanaşmıyor.”(s.127)

“İdealler ulaşılmak için mi vardır? Bizler, biz insanlar ölümü ortadan kladırmak için mi yaşarız.”(s.128)

“kadın bacaklarının masa bacakları olmadığını keşfettin demek.”(s.133)

“Maria kültürsü bir kızdı, onun bu dolambaçlı yollara ve yedek dünyalara gereksinimi yoktu.”(s.154)

“… ama uğrunda ölmeye değer bir mutluluk olmaktan uzak.”(s.160)

…beni ölmeye hazır ve istekli kılacak gibi acı çekmeyi özlüyorum.”(s.161)

“…dünya hiç senden eylemler ve özverilerde falan bulunmanı istemiyor, yaşam kahraman rollerine ve benzeri şeylere yer veren bir kahramanlık destanıdeğil, insanların yeyip içmeler, kahve yudumlamalar, örgü örmeler, iskambil oynamalar ve radyo dinlemelerle yetinip hallerine şükrettikleri rahat bir orta sınıf evidir. Kim bunun başka bir türlüsünü ister, kim gönlünde yiğitliği ve güzellği barındırır, büyük yazarları ya da ermişleri baş tacı ederse, o bir aptaldır, bir Don Kişot’tur.”(s.161-162)

“Bugünün pek az şeyle yetinen basit ve rahat dünyası için fazla iddialı ve açsın, seni kendi içinden tükürüp atıyor bu dğnya, onun boyutlaeının dışına taşıyorsun.”(s.163)

“Okullarda ‘dünya tarihi’ denen ve kültürün bir parçası olarak ezbere öğretilen şey, bütün o kahramanları, dahileri, büyük büyük işleri ve duygularıyla aldatmacadan başka bir şey değil, okulda geçirecekleri yıllar boyunca çocukların bir şeyle oyalanmaları için öğretmenler tarafından eğitim amacına yönelik olarak kotarılmış bir aldatmaca. Her zaman öyle oldu, her zaman da öyle olacak. Zaman ve dünya, para ve güç, küçük ve sığ insanların elinde bulunacak her zaman, asıl insanların elinde ise hiçbir şey. Yalnızca ölüm.”(s.164)

Kişiliğiniz, içine kapatıldığınız bir hapishanedir. (sayfa 190)

“Bir annenşn beni dünyaya getirmesiyle suçlu biri olup yaşamaya mahkum ediliyor, şu ya da bu devletin vatandaşı olmak, askere gitmek, öldürmek, silahlanma için vergi ödemekle yükümlü kılınıyorum.”(s.201)

“Ve ben yaşamımın, görünürde alabildiğine yoksul ve sevimsiz Bozkırkurdu yaşamımın sevgilerden, fırsatlardan ve güzellilerden yana ne kadar zengin olduğunu görüp şaşırıyordum.”(s.220)

“Aynada, boyum kadar devcileyin güzel bir kurdun hayali ilişti gözüme…”

 

 

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

 
%d blogcu bunu beğendi: