SAVAŞ

Boş zamanlarınızda kitap okumayın

Kurutulmuş Felsefe Bahçesi – Salah Birsel

Posted by savaska Mayıs 20, 2012

 Kurutulmuş Felsefe Bahçesi (1001 Gece Denemeleri) – Salah Birsel, Sel yay, 2012,126 sayfa

Konu konuyu açıyor, denemeler birbirine bağlanıyor, 1001 Gece Masalları’ndaki Şehrazat, Salah olmuş bu yazılarda.

“Kadınlar hep yavaş sesle konuşurlar. Kızlarsa kendilerini belli etmek için en balkonlu kahkahalarını kullanırlar.”(s.11)

“Tarih kocaman bir hoşaf soğutucusu, bir Nuhun Gemisidir.”(s.17)

“Fitzgerald, Amerikan yazarlarının , o “Yitik Kuşak” diye anılan edebiyatçılarının en önde gelenidir.” (s.25)Muhteşem Gatsby’nin yazarı… Kitap kitabı açtı, hemen edindim M.Gatsby’i, bu yaz okunacak… Zelda, Fitzgerald’ın karısı, bir delileler evine sığınmak zorunda kalmış, bir yangında diri diri yanarak can vermiş….

Stein, Aldous Huxley için , “O bir kadavradır, romanları okunmaz.” demiş…. D.H. Lavrence için ise, “Romanlarını okumaya çalıştım. Hiç tad alamadım. Duygusal ve zırva bir yazar.Romanları hastalıklı bir insanın elinden çıkmış gibi.”(s.25)

Proust, tozlar mikroplar karşısında da çok ökçesizdir. Konukları geldi mi hemen ellirne eldivenlerini geçirir.Yaşamının son on yılını hep odasında, yatağında geçirmiştir. “Bitkilerin büyümesi benim için dokuncalıdır.” der, her ilkyazda. En çok alıç çiçeğini sever….Proust’un tanrısı kendi romanıdır.  Ölümünden birkaç ay önce 15 ciltlik romanı bitirir ve “Romanım bitti. Artık ölebilrim Celeste.” der.(s.28-33)

“Böyle bir sünyada da ister kurutulmuş, ister kurutulmamış olsun elbet felsefe bahçelerine gerek duyulmayacaktır.”(s.78)

“İnsanın en iyi dostu, ölmüş olan dostudur.”Yüzyıllık Yalnızlık-G.G. Marquez.

“”Dostlarım, dost diye bir şey yoktur.”Sokrates

“Benim dostluklarla yitirecek zamanım yoktur.” Marcel Proust

“Kendinize ille de bir dost bulmak isterseniz onu kitaplar arasında aramalısınız.”(s.83)

“Kimse az buçuk gürültü patırtı yapmadan kalabalıktan ayırt edilemez.”(s.96)

“Söylemesi ayıp sayılmazsa, snat eğitimi hükümetlerin başlıca görevi olmalıdır. Çünkü kötülülerin beşiği olan kara karanlık sdece bilgiyle aydınlatılmaz, onun bir de sanat ürününe yönelik sevgiyle pekiştirilmesi gerekir.”(s.100)

Birçok yazar hakkında bilmediklerimiz, ders kitaplarında, ansiklopedilerde bulamayacağımız ayrıntılar….

Salah Birsel (d. 1919, Bandırma – ö. 1999, İstanbul), Şair deneme ve inceleme yazarı. Bandırma’da doğdu. İzmir Erkek Lisesi (şimdiki adıyla İzmir Atatürk Lisesi), İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Felsefe Bölümü öğrenimlerinden sonra, İstanbul Nişantaşı Ortaokulunda Fransızca öğretmenliği yaptı. Bankacılık, iş müfettişliği, Edebiyat Fakültesi Kitaplık Müdürlüğü görevlerinde çalıştı, Ankara’da Türk Dil Kurumu Yayın Kolu Başkanlığı görevlerinde çalıştı. Ankara Üniversitesi Basımevi Müdürlüğü’nden emekli oldu. Salah Birsel; şiiri duygunun baskısından kurtarıp zekanın ürünü yapmak ister. Her şiirinde yeni bir ses; yeni bir yapı kurmaya çalışıyor. Ona göre: ’’Bir şiir. Yalnız o şiire giren değil, bir de girmeden kelimelerden meydana gelir… Bir şiirin güzelliği, kendi dışında bıraktığı kelimelerin sayısıyla doğru orantılıdır… Bir şiir göründüğünden çok daha başka bir şeydir… Bir şiirin güzelliğine, düzen örgüsüne hemen varılamaz. Okuyucunun şiire ulaşabilmesi için şiiri tekrar okuması, kendisi günlük etkilerin baskısından kurtarması, ruhunu arıtması, yıkaması, bir düzene sokması lazımdır. Duygulu şairi değil usta şairi, lirik şiiri değil, zeka şairini savunur. Şiirin fikirlerle değil, kelimelerle yazıldığını da bildiği için ‘’şair,kelimelerin üzerinde çok durmak, az bilineni de, yığınların diline yerleşmiş olanı seçmek zorundadır’’der. Şiirlerinde bu görüşler yansır. Salah Birsel : 1937’de ilk şiirinin ‘’Gündüz’’ dergisinde yayınlanmasından sonra 1941’de bugünkü şiir alanına girer. Şiirin bir yapı işi, şairin ödevinin güzel, başarılır biçimler kurmak olduğu görüşüne varır. Bu anlayışla Varlık, Türk Dili, Seçilmiş Hikayeler, Yeditepe dergilerine yazar. 1999 yılında İstanbul ‘da ölen Salah Birsel ‘in mezarı Feriköy Mezarlığı’ndadır.

Şiirde zekânın önemine inanmıştır. 1956’ten sonra Birinci Yeni şiirinden tamamen uzaklaştı. Kendine ait bağımsız bir şiir anlayışı geliştirdi. Konuları alaya alır gibi görünerek şiirin düşündürücü yanını güçlendirmiştir. Nesirlerinde de mizah dikkati çekmektedir.

Eserleri

Şiir kitapları

Denemeleri

Günlükleri

Ödüller

  • “Keçi Çobanı, Kuzu Çobanı” denemesi ile TRT Deneme Sanat Ödülü (1970)
  • “Şiir ve Cinayet” kitabıyla TDK Deneme Ödülü (1976)
  • “Yaşlılık Günlüğü” adlı günlüğüyle Sedat Simavi Edebiyat Ödülü (1986) – Türkiye’de günlük türünde yazılmış bir esere verilen ilk ödül
  • “Varduman” adlı şiir kitabıyla Necatigil Şiir Ödülü (1994)

kaynak:http://tr.wikipedia.org/wiki/Salah_Birsel

 

 

 

 

 

 

 

 

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

 
%d blogcu bunu beğendi: