SAVAŞ

Boş zamanlarınızda kitap okumayın

Yumuşak Makine – William S. Burroughs

Posted by savaska Ağustos 2, 2012

Yumuşak Makine -William S. Burroughs, Sel Yay, 2011, 140 sayfa. Türkçesi: Süha Sertabiboğlu

“Yazarın cut-up tekniği ile yazılmış üçlemesinin ilk kitabıdır. Üçlemenin diğer kitapları Patlamış Bilet ile Nova Ekspresi’dir. Tümüyle Burroughs’a has bir kolajın kullanıldığı bu yöntemde yazar, farklı teyp bantlarının kesilip rasgele birbirine yapştırmasından einlenerek, cümleleri, düşünceleri kesip birbiriyle harmanlamış ve o güne dek hiç görülmemiş tarzda, şaşırtıcı, sersemletici, tuhaf metinler üretmiştir.”(Çevirmenin Önsözünden)

Haliyle cut-up tekniğiyle yazılan bu eseri okumak güç, konu bütünlüğünü yakalamak büyük çaba istiyor.(Her ne kadar tam anlayamasam da, konu bütünlüğü yok demek saçma olacak, bir kuşağın metni sonuçta) Uyuşturucu, argo, eşcinsellikle örülü bu kitabı sevdiğimi söyleyemem, sadece konuyla ilgilenenlere hitap ediyor. Yargılanması bir kitabın, her ne olursa olsun… ?

Beat Kuşağı ilk New York’ta bir araya gelen ve daha sonra batı yakası kardeşliğine katılan bir grup Amerikan şairleri ve yazarlarından oluşmuştur. Bu hareket 1950 ve 60’lı yıllarda belirgin hale gelmiştir. Beat Kuşağı doğaçlama, tutkulu diyalog, açık cinsellik ve uyuşturucu deneyimleriyle ilgilenmiştir. Çalışmaları bunlara yansımış ve sonrasında yerleşik edebi dergilere sızmaya başlamıştır. Beat Kuşağının post modern edebiyata etkisi yadsınamaz. 1950’li yıllarda konformist bir hayatı yücelten ABD toplumunun değerlerine karşı olan bu yazarların en önemlilerinden biri olarak kabul edilen Jack Kerouac aynı zamanda “Beat Kuşağı” terimini de öneren ilk isimdir.

Jack Kerouac‘ın Yolda (On the Road, 1957) ve Zen Kaçıkları (dharma bums), Allen Ginsberg‘in Uluma (Howl, 1956) ve William S. Burroughs‘un Çıplak Şölen (Naked Lunch, 1959) adlı eserleri bu akımın ilk ve önemli yapıtlarındandır.

Kuşağın yazarlarının seçilmiş metinlerinin yer aldığı “Beat Kuşağı Antolojisi” ve Allen Ginsberg‘in Uluma (Howl, 1956) 645 yayın ve sel yayınları ortak basımıyla çıkmıştır…

William Seward Burroughs II (5 Şubat 19142 Ağustos 1997), ABD‘li roman ve deneme yazarı. Jack Kerouac ve Allen Ginsberg ile birlikte beat akımını başlatan yazarlardan biri olarak tanınır. Yazılarının çoğu yarı otobiyografik olarak tanımlanabilir.

Beat kuşağının en renkli yazarlarından biri olan William S. Burroughs, oldukça ilginç bir yaşam sürmüştür.

5 Şubat 1914’te St. Louis/Missouri’de doğan Burroughs, hayli rahat şartlarda büyüdü. 1936’da Harvard Üniversitesi’nden mezun oldu. Açıkça ifade ettiği eşcinsel eğilimleriyle tanınırdı ve sıklıkla uyuşturucularla ilgili deneyimlerini yazardı.

Burroughs, 1951’deki bir Meksika gezisinde, Giyom Tell’den bir sahne canlandırmaya çalışırken, kazayla ikinci karısı Joan’u vurdu. Bu olaydan sonra hayatının büyük bölümünü Güney Amerika’yı dolaşıp pek çok uyuşturucu deneyerek ve gelecekteki yazıları için araştırma yaparak geçirdi. The Black Rider adlı, tiyatroya uyarlanan eserinde yaşadığı bu olaydan esinlenmiştir.

Yazılarında, birçok kişinin “kafa karıştırıcı ve ukalaca” olarak nitelendirdiği kolaj (cut up) tekniğini kullanırdı. Ele aldığı konular çoğunlukla yer altı dünyası ve uyuşturucu alt-kültürleriydi. Burroughs’un aynı adlı romanından sinemaya uyarlanan Naked Lunch (Çıplak Şölen) , bir kült film olmuştur.

Burroughs, Gus Van Sant’ın Drugstore Cowboy‘unda da Matt Dillon’ın canlandırdığı uyuşturucu bağımlısı karakterin akıl hocası olarak yer aldı.

Eserleri arasında The Ticket That Exploded, Nova Express, The Last Words of Dutch Schultz, The Wild Boys, Exterminator, Cities of the Red Night ve kendi eşcinselliğini incelediği Queer sayılabilir.

Çoğu eleştirmen, Burroughs’un eserlerinin uyuşturucu kullanımı ve ahlaksızlığı yücelten, özelliksiz yazılar olduğunu düşünmektedir. Ancak onun sanatsal yeterliliğini takdir eden ve yazılarını ileri görüşlülüğünün kanıtı olarak kabul eden eleştirmenler de bulunmaktadır.

“William Seward Burrougs II: el hombre invisible”, “old bull lee”, “inspector lee”, “punk’ın büyükbabası”, “heavy metal kid” ünvanlarını kazandı. James Graham Ballard‘a göre “II. Dünya Savaşı sonrasındaki en önemli yazar”, Norman Mailer için “dehanın hükmettiği tek Amerikalı yazar”dır. Samuel Beckett‘a Burroughs hakkındaki görüşü sorulduğunda ise “evet, o bir yazar” demiştir.

İlaç bağımlılığı ve eşcinsellik, çalışmalarının çoğuna egemendir. Kitaplarının birçoğunda, güçlü bir karışım yaratmak için popüler kültürün tüm alanlarından, filmlerden, karikatürlerden, western’lerden ve bilim kurgu yapıtlarından düşünceler ödünç alarak kolaj tekniğini denedi. İktidarın kötüye kullanılmasından büyük rahatsızlık duyması nedeniyle ilaç bağımlılığını, yaşamlarımızın denetlenme yollarının tümünü kapsayan bir mecaz olarak kullandı.

Burroughs 1997’de, 83 yaşında öldü.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

 
%d blogcu bunu beğendi: